[150627] İçeriden Kişiler Jessica’nın Gruptan Ayrılışındaki Gerçeği Açıkladı

24 Haziran’da Tokyo Dome Tour konserlerini bitiren Girls’ Generation, temmuzda geri dönme hazırlıklarına başladı.

Fakat, 21 Haziran’da, Jessica’nın da içinde bulunduğu ”Catch Me If You Can” müzik videosunun screenshotları internette dolaşmaya başladı ve bundan saatler sonra da müzik video internete sızdı. Buna ek olarak, Jessica & Krystal programının ikinci sezonu ve Jessica & Krystal subunitinin albüm kayıtının, müzik video ile beraber bittiğini fakat iptal edildiği ortaya çıktı.

Bu haberler üzerine twitter kullanıcısı @RealSamchon, aslında Girls’ Generation’ın Tokyo Dome Tour’unu 9 kişi olarak tamamladıktan sonra Jessica’nın uzun bir araya gitme planı olduğunu açıkladı. RealSamchon, içerideki bir kişi olarak Girls’ Generation hakkında çok fazla bilgisinin olmasıyla tanınıyor ve ayrıca uluslararası SONE topluluğunda da öne çıkan bir isim.

Jessica’nın 2014’de ayrılma haberleri çıktığında, RealSamchon, zaten Jessica’nın seneye(2015’te) ayrılma planları yaptığını tweetledi.

‘’Bir SONE arkadaşı aradım. İnanılmaz derecede sakindi.’Jessica zaten ayrılmak istiyordu. Sadece sonuna kadar kalamadı.’ dedi.’’
‘’Evet. Zaten seneye ekipten ayrılacaktı…’’

Sonra RealSamchon, Jessica’nın ayrılma planlarının gazetelerde yayınlandığını açıkladı. İddiaya göre, Jessica’nın, Girls’ Generation’ın Tokyo Dome Tour’unu bitirmesinin ardından, gruptan ayrılmak yerine uzun bir ara verme planı vardı. Girls’ Generation bütün olarak, kendilerini Jessica’nın gidişine hazırlamışlar, ‘Catch Me If You Can’ i de Tokyo Dome single olarak kayıt etmişler ve ‘Divine’ın da Jessica’nın, ara vermesinden önce, SONE’lara veda şarkısı olmasında karar kılmışlardı.
Fakat Jessica ikince kez düşündükten sonra grupta kalmak istemiş, onun veda konserini hazırlamış ve ara vermesine hazırlanmış olan üyeler, onu gruba geri almak istememişler.

‘’ ‘Catch Me If You Can’ Tokyo Dome singleı olacaktı. Fakat Jessica’nın ayrılışı singleı mahvetti ve üyeler konserden sonra tekrar kayıt etmek zorunda kaldı.’’
‘’ Ruhunu adamazsan asla girls’ generation olamazsın. Jessica tam olarak ekipte değildi. Bırakın işini yapsın.’’
‘’Aklını işine yarım veren bir üyeyle bir takım olamazsın. Jessica böyle bir girls’ generation üyesi olmak istiyordu.’’

‘’Oh size Jessica’nın zaten ayrılacağını söylemiş miydim? Üyeler onun sahnesini de hazırlamışlardı…’’
‘’ Divine’ın Jessica’ya veda şarkısı olduğuna inanabiliyor musunuz?’’
‘’Şirket ve üyeler Tokyo Dome’da çok güzel bir veda konseri hazırlamıştı… ki zaten berbat edildi…’’

Eğer doğruysa, bu, Jessica’nın 30 Eylül’deki Weibo postunu doğruluyor.”Yaklaşan fan buluşması için çok heyecanlıydım, ta ki şirketimden ve diğer 8 üyemden şok edici bir şekilde bugün itibariyle bir GG üyesi olmadığımı öğrenene kadar. Yıkılmış durumdayım~ Benim önceliğim ve bütün sevgim bir GG üyesi olarak hizmet edebilmekti. Ama hiçbir haklı sebep olmadan gruptan çıkarılıyorum.”

Başka bir iyi bilinen fan olan John Yoo, @Oniontaker, RealSamchon’un açıklamalarını da bir seri tweetle doğruladı.

‘’Pete Samchon yanlış değil. Bir başka alternatif gerçeklikte 30 Eylül olmasaydı, (Jessica’nın Weibo postunu yayınladığı günden bahsediyor.) Jessica şu an ara vermiş olacaktı.’’
‘’ RealSamchon’un kim olduğunu bilip bilmedikleriyle, kimlerin ne kadar süre fandomda olduğunu anlayabilirsiniz lol’’

‘’O ‘nugu’(hiç kimse, RealSamchon’dan bahsediyor) bana, kızlara bir şekilde yardımcı olabilmenin kapısını göstermiş olan ilk kişilerden. Bir süredir sessiz olması, görmezden gelineceği anlamına gelmiyor.’’

Ek olarak, Jessica’nın ayrılışı ilk açıklandığında, birçok kişinin kafası SM’in, grubun 2014’ün başında 3 yıllık bir anlaşmaya imza attığını açıkladığından dolayı karışmıştı. Oniontaker bu konuya da değindi.

‘’Birkaç yıl daha soshi. Herkesin anlaşmaya varmasına sevindim.’’(4 Şubat 2014)

‘’2014’ün sonlarında tekrar anlaşma imzalamadılar. Bu tweet (önceki tweetten bahsediyor.) beni üzüyor. Çok büyük umutlarım vardı.’’

‘’Size bir tüyo: eğer ‘içeriden bir kimse’ yılın başlarından başka bir zamanda SM’in kontrat konuşmaları yaptığını söylerse, kaçın.’’

Bu arada Girls’ Generation temmuz geri dönüşlerine, saç şekillerini ve renklerini değiştererek, fanlara takılarak hazırlanıyorlar ve Jessica da kendi şirketi BLANC & ECLARE’le ilgileniyor.

Sources: Koreaboo
Çeviri: Özlem

Reklamlar

[150521] Jessica – Marie Claire Dergisi Haziran Sayısı Röportajı

Uzun bir süre önce Jessica çekimler için Marie Claire kameralarının karşısında duruyordu. Önceki gibi bir grup menajer ve çalışanı peşinden sürükleyerek değil, bu sefer stüdyoya tek başına geldi. Doğum gününden bir gün önceydi ve kendisine epey yakın olan fanlar ona ‘Sica’ diye seslenerek Jessica ve dergi çalışanları için hazırladıkları bir kutu cupcake ve içecekleri sundular. O, son zamanlarda biraz kilo almış gibi görünüyor ve şu aralar markası ‘Blanc&Eclare’in yeni koleksiyonunu hazırlamakla meşgul.

Her şey değiştiğinden beridir bu onun ilk röportajıydı, bu yüzden cevap verirken çok daha tedbirli görünüyordu. Ama bakışlarından artık geçmişi geride bıraktığını ve yeni hayallerinin peşinde koştuğunu anlayabilirsiniz.

”Bu sezon Blanc & Eclare’de kot serisi olacak. Kot işi gerçekten çok zor. Bu ürünleri giyecek olanların bakış açıları hakkında çok fazla düşündüm. Dar kot pantolonları tasarlarken Asyalılara hangi uzunluğun daha iyi olacağı hakkında düşünmem gerekti. Hong Kong’da ve Çin’deki Lane Crawford mağazalarında Blanc&Eclare ürünlerini bulabilirsiniz. Kore’de de satış mağazaları açıyoruz ve sanırım yakında alışveriş mağazalarında da dükkanlar açmaya başlayacağız.”

Son dönemlerde Jessica epey değişikliklikler yaşadı. Ve bu değişiklikler sonucunda da birçok kırıcı sözle karşı karşıya kaldı. Gerçeğin ne olduğunu ve nelerin yanlış anlaşıldığını belirtmekle vakit harcamaktansa sessiz bir şekilde yeni alanlara açılarak moda çizgisini geliştirmekle vakit geçirdi ve sahneden uzak bir dünyayla yüzleşmeye başladı. ”Dürüst olmak gerekirse bu röportaj için çok heyecanlıyım. Büyük yanlış anlaşılmalara sebep olan, söylemediğim şeyler yazıldı çizildi. Ve bunlar her olduğunda kendimi ifade edebileceğim diye bir şey yok. Daha büyük bir çerçeveden baktığımda, her şeyi açıklamaya çalışmaktansa açıklığa kavuşturacağım konular hakkında seçici olmak daha iyi diye düşünüyorum.”

”Tüm dünyanın benden nefret ettiğini hissettiğim zamanlar oldu. O zamanlar benim için zor geçmedi dersem yalan söylemiş olurum. Ama artık o kadar fazla takmıyorum. Daha güçlü durmaya çalışıyorum. Biraz fenaymışım gibi gözüküyorum. Sanırım insanlar bu yüzden benden daha çok nefret ediyor.”

”Her şey beni büyülüyor. Hazırladığım tasarımlar bir ürüne dönüşüyor ve bu ürünlerin mağazalarda sergilendiğini ve insanlar tarafından satın alındığını görmek gerçekten çok ilginç. Ama insanların bu markanın tek sorumlusu benmişim gibi yanlış bir algıları var. Gerçek şu ki bir ürün ortaya çıktığında tüm ekip üyeleri bir araya geliyor ve düşüncelerini paylaşıyorlar. ‘Temsilci’ ve ‘patron’ yakıştırmalarından dolayı biraz mahcubum ve kendimi sorumlu hissediyorum. İsmimin diğer insanların çabalarını gölgelemesinden üzüntü duyduğum zamanlar oldu.”

Jessica’nın zor zamanlarında en büyük güç kaynağı ailesi oldu. Kısa süre önce kız kardeşi, annesi ve babasıyla tatile çıktı. Idol olarak çıkışından bu yana ilk defa tüm aile olarak tatile gidebilmişler.

”SNSD’de olduğum zamanlarla kıyaslayınca hayatımda büyük farklılıklar var. Diğer üyelerle birlikte vakit geçirmek gerçekten çok keyifliydi ama artık kendimleyim, daha çok vaktim var. Moda tasarımı hakkında daha sağlam bilgiler edinmek için okula gitmeyi planlıyorum fakat henüz ne zaman gideceğime karar vermedim. Şimdilik aktif olarak kendi kendime öğreniyorum. Farkettim ki ne yollardan geçersem geçeyim kısa süre sonra daha ferah zamanlara kavuşuyorum. Çok zor yollardan geçmeme rağmen zaman geçtikçe daha mutlu bir ben ortaya çıkıyor.”

Ayrıca verdiği kararlarla daha özgür bir hale gelmiş. ”Hala SNSD üyesi olsaydım bu çekimleri bile yapma fırsatım olmayabilirdi. Idol grupları her zaman mutlu olmak zorunda. Kibar olmak, masum olmak ve parlamak zorunda. Ama ben artık 27 yaşındayım. Daima mutlu küçük bir kız olarak kalamam. Belki insanlar bu fotoğrafları gördükten sonra ”Artık SNSD’de olmadığı için soyunmaya başladı” diye düşünebilir. Ama ben artık küçük bir kız değilim. Jessica’yı bir kadın olarak göstermenin bir sakıncası yok bence. 19 yaşımdayken çıkış yaptığımda kısıtlamaların ve sınırların sinir bozucu olabildiği zamanlar oldu. Şimdi, bütün kararlarımı kendi başıma verebiliyorum. Bu fotoğraf çekimlerine kendi başıma gelmeye karar vermek o kadar da kötü değildi.”

Jessica geçmişteki tüm pişmanlıklarını ve kendisi hakkında toplumun yanlış düşündüğü noktalara açıklık getirememenin verdiği düş kırıklıklarını geride bırakmaya karar vermiş. Bunun yerine her geçen gününü kendisi için çizdiği yolda ilerleyerek harcıyor ve sesinin büyüsünü ele geçiren müziği bir kenara bırakmak istiyor.

”Son zamanlarda kendim hakkında daha çok düşünmeye başladım. Birkaç sene içinde 30 yaşında olacağım ve bu beni biraz endişelendiriyor. Neden bilmiyorum. Şimdi düşünüyorum ki bu hayatı kendim için yaşamalıyım, başkaları için değil. Ve artık yalnızım, bu yüzden daha önce diğer üyelerin doldurduğu eksikliklerimi şimdi kendi başıma doldurmam gerek. İnsanlarla ilk tanıştığımda onlara yaklaşabilmeliyim ve insanların benim yanımdayken daha rahat olmalarını sağlamam lazım. Sanırım insanlar beni gördüklerinde benim bir duvar gibi olduğumu düşünüyorlar. Yakın olmadığım birilerine karşı ilk adımı atmak benim için çok zor. Bu yüzden tüm davetlere kendi başıma katıldığımda çok zorlanıyorum. Birinin bana karşı yakınlaşması gerektiğini düşünmeden önce benim o insana karşı ilk adımı atabilmem lazım. Bu yüzden duvarlarımı yıkmaya çalışıyorum.”

Aslına bakılacak olursa bu bizim ‘buzlar kraliçesi’ olarak bildiğimiz Jessica. Hayat dolu değil, kendisini saklamaya meyilli. Ayrıca çalıların arasında çarpışmaktan hoşlanmıyor, karşısındaki kişinin kolaylıkla anlayabileceği şekilde konuşmayı tercih ediyor. Bu yüzden insanların neden onu bir duvar olarak gördüklerini ve kendisinin neden yanlış anlaşılabildiğini anlayabilirsiniz. O birçok engelin üstesinden geldi ve şimdi kendisi için çizdiği yola odaklanmış durumda ve tüm zaman boyunca ertelediği hayallerini yaşıyor ve sürekli yeni hayaller kurarak keyifli bir yaşam sürüyor.

English Translate: john @ onehallyu.com
Çeviren: Saide

[150411] Krystal’in Jessica’ya Yazdığı Mektup

Merhaba, Jess, 27. yaşını kutlarıım.

Doğum günü boyunca senin için özel bir şeyler yapamadığımı düşünürek çok üzgün hissettim.

Unnienin fanlarına teşekkür ederim, bu yarattığınız değerli hatıra çok güzel. Unnieye bugüne kadar çok sayıda mektup yazdım gibi görünüyor. Kelimelerim biraz garip olsa da lütfen bunu sonuna kadar oku.

Bugün, aslında unniemi ağlatmak istemiştim, ama seni ağlatacak bir şey yok gibi görünüyor. Ne olursa olsun, küçüklükten yetişkinliğe kadar, ben ilkokul çocuğu iken ve sen lise öğrencisiyken, bana ablalık yapman da bir çeşit yetişkinlikti.

Şimdi, sen gerçekten bir yetişkin oldun. Zaman çok hızlı geçiyor. Bazen korkmuş ve üzgün hissediyorum. Aynı küçükken şarkı söylediğimiz ve evde dans ettiğimiz gibi, aynı birkaç gün önce de salonda dans ettiğimiz gibi, böyle kalalım, büyükanne olana kadar eğlenelim ve birlikte eğlenmeye devam edelim.

Şu an senin için hala bir çocuk olsam da söylediğim şeylere kulak veriyorsun ve bana saygı duyuyorsun. Bu aynı zamanda hem bir unnieye hem de bir arkadaşa sahip olmak gibi bir şey. Daima samimiyetini gösteren unnie, aynı zamanda her gün ağlayan ve sırtında büyük bir yük taşıyan unnie. Ben de sana yardımcı olamıyorum, sadece ağlıyorum. Kalbim acı içinde. Benim ablam aslında kırılgan ve içten biridir, herkes bunu bilir mi? Bu düşünceler beni üzgün hissettirse de bunları asla unutmayacağım.

Şu andan itibaren sadece şimdiye odaklanacağım, şu anın verdiği mutluluğa. Bu mutlu zamanlarda birbirimize kenetlenebilirsek harika olur. Gelecekte hiç umulmadık şeyler olsa da ben havalı unniemin soğukkanlı bir şekilde bunların üstesinden gelebileceğine inanıyorum. Daima benim havalı unniem ol.

Ben daima unniemin yanında olacağım, unnie de daima benim yanımda olacak. Birlikte çabalayacağız ve daha ilginç hayatlara öncülük edeceğiz.

Ablam olduğun için teşekkürler. Seni seviyorum.

Soojung.

English Translate: itsakyo
Çeviren: Saide

[150129] Jessica ‘Yves Saint Laurent’ Etkinliğine Katıldı ve Yuri Hong Kong’daki ‘iiJin Moda Defilesi’nde Görüntülendi

28 Ocak’ta Jessica ve Yuri Hong Kong’daki ayrı iki etkinliğe katıldılar. Jessica Yves Saint Laurent’ın Google Glass etkinliğinde boy gösterdi ve kısa bir röportaj vererek gelecekteki planlarından bahsetti. Jessica’nın etkinlikten fotoğrafları için Tıklayınız!

Aynı akşam Yuri, Hong Kong merkezli lüks moda markası iiJin tarafından düzenlenen “La Flâneur” moda defilesinde görüntülendi. Ayırca Yuri etkinlikte röportaj verdi ve 2015’deki umutları hakkında konuştu. Yuri’nin etkinlikten fotoğrafları için Tıklayınız!

Sources: TVDaily, XxGGLover101xX,
Written by: bhost909@soshified
Contributor: moonrise31@soshified
Çeviri: Sevginur

[141208] Sohu Fashion’ın Jessica İle Röportajı

Sohu Fashion: Hey Jessica. Öncelikle tüm Sohu Fashion arkadaşlarımıza bir merhaba diyelim.
Jessica: Sohu Fashion arkadaşlarımıza merhaba, ben Jessica.

Sohu Fashion: İlk defa mı Şanghay’a geldin? Bu şehir hakkında neler düşünüyorsun?
Jessica: Şanghay’a daha önce de gelmiştim, fakat son geldiğimde gezme ve etrafı dolaşma fırsatı bulamamıştım. Bu sefer gezme fırsatım oldu ve bu şehri sevdim. Yemekleri, binaları, tarihi yapıları çok beğendim. Hepsi de çok harika. Mümkün olduğunca Şanghay’a daha çok gelmek isterim.

Sohu Fashion: Sürekli çocuklar için yapılan yardımlara destek olduğunu duyduk. Bundan bize biraz bahsedebilir misin?
Jessica: Çocuklar için yapılan yardımlara destek olmak benim için çok önemli. Katkıda bulunmayı seviyorum. BLANC & ECLARE ve UNICEF için çok enerji harcıyorum. Umarım bu hayatta faydalı şeyler yapabiliriz.

Sohu Fashion: Biraz da markan BLANC & ECLARE’den bahsedelim. Şarkıcılıktan moda tasarımcılığına geçiş yapmaya nasıl karar verdin?
Jessica: Moda tasarımcısı olmak daima benim hayalimdi. Haftasonları kendi kıyafetlerim üzerinde çalışırken çok eğlendiğimi fark ettim ve daima kendi tasarımlarımı yapmayı hayal ettim. Ama bu demek değildir ki şarkıcı olmayı bıraktım. Şarkı söylemek hala ilgimi çekiyor.

Sohu Fashion: Marka isminin ardındaki hikaye nedir?
Jessica: Marka ismini ve logoyu bulmak çok uzun zaman aldı. Çeşitli dillere, kökenlere, tanımlara baktık ve ‘BLANC & ECLARE’ ismi ortaya çıktı.

Sohu Fashion: Markanın gelecek planları ve tarzı nedir?
Jessica: BLANC & ECLARE’in ebedi olmasını istiyoruz çünkü tarzımız; klasik ama ayrıntılı ve basit ama şık.

Sohu Fashion: Yeni yetişen bir moda tasarımcısı olarak genellikle ne tarz elbiseler giyersin?
Jessica: Moda tasarımcılığımın kıyafet tarzımı değiştireceğini sanmıyorum. Ben ortama uygun kıyafetler giymekten hoşlanıyorum. Moda tasarımcısı olduğum her zaman kendi tasarımlarımı giyeceğim anlamına gelmiyor.

Sohu Fashion: İnsanlara bu senenin popüler güneş gözlüklerinden birkaçını önerebilir misin?
Jessica: Farklı tatlarda ve tarzlarda güneş gözlükleri tasarladık. Sanırım önümüzdeki çeyrek içinde yeni renkler ve tasarımlarla piyasaya süreceğiz. Kalbim çok coşkulu. İlk klasik tasarımlarımızın olumlu tepkiler alması beni gerçekten çok gururlandırdı. Biliyorsunuz bu 3 tasarımı hem erkekler hem kadınlar takabiliyor. Özellikle Seul, New York ve Hong Kong’ta da iyi sattı.

Sohu Fashion: Büyük hayranı olduğun bir tasarımcı var mı?
Jessica: Evet, ünlü Yves Saint Laurent. Tasarımlarına olan sevgisi ve estetik anlayışı bana çok şey öğretti ve yeni nesil tasarımcılar için herkesin ilham alacağı biri.

Sohu Fashion: Şarkıcılık ve tasarımcılığı karşılaştırırsan, avantajlarının ve dezavantjlarının neler olduğunu düşünüyorsun?
Jessica: Şimdilik müziği bırakmayı düşünmüyorum. Bence müziğin ve modanın benzer noktaları var. İkisi de detaylara dikkat etmeyi, orijinalliğe dikkat etmeyi ve takipçilere dikkat etmeyi gerektiriyor. Modanın karmaşık yanlarını çözmekte yardımcı olacak çok şey öğrendim ben müzikten.

Sohu Fashion: Yenilgi ve beklenmedik durumlarla karşılaştığında onlarla nasıl başa çıktığını sorabilir miyiz?
Jessica: Zorluklar ve yenilgi kaçınılmazdır. Onlar yaşamımızın bir parçasıdır. Bunlardan bir ders çıkarmak ve bir şeyler öğrenmek benim için en önemli şey. Mutsuzluğu nasıl mutluluğa dönüştüreceğimiz ya da hayal kırıklığını nasıl motivasyona dönüştüreceğimiz çok önemli.

  • Source: Sohu Fashion
    Translated by: moonrise31@soshified
    Edited by: bhost909@soshified
  • Çeviren: Saide