[2016 Eylül] Taeyeon CeCi Röportajı

tumblr_oc5uy2ir011v7kh85o1_540

 

 

“Bu bizim üçüncü buluşmamızdı. Şimdiye dek asla ilk olarak konuya giren ve çok şey anlatan biri olmadı kendisi. Bu yüzden Taeyeon kendisine daha çok soru sormak istediğimiz, neler düşündüğünü daha çok merak ettiğimiz biri. SNSD ile çıkışından beri pozisyonu asla sarsılmadı. İlk mini albümü I’ı yayınladıktan sonra solo aktivitelerinin resmi olarak başlamasıyla halkın gözünde daha da favori bir görünüm kazandı. Birisi bunu böyle anlatmıştı. Taeyeon en çok şarkı söylemeyi seven sahici bir kişilik, bunu duyduktan sonra insanların ona kesin bir kalıptan bakabileceğini düşündüm: Bir kız grubu lideri ve ev kızı dedikoduları dönen biri. Çekim yerine geldiğinde “Sizi görmeyeli epey oldu!” dedi ve gülümseyerek bize halimizi hatrımızı sordu. Ve Taeyeon’la makalemize başladık, kim demiş çekimler hala zormuş da röportaj kısmında keyif alıyormuş diye?”

Soru: Bize defalarca çekimleri zor bulduğunu söyledin ama buna inanması güç çünkü çekimlerin hepsi birinci kalite.
Taeyeon: Teşekkür ederim. (Gülüyor) Doğrusu şimdiye dek SNSD aktiviteleri sayesinde edindiğim tecrübeleri ve geçirdiğim zamanı göz ardı edemezsiniz, yani ne olursa olsun güzel bir sonuç alınmalı bu yüzden uğraşıyorum.

Soru: Daha önce de bize söylediğin gibi WHY albüm konsepti sevimliydi, hatta fan olmayanların gözünden bile. Bize göre sana en iyi yakışan görünümdü.
Taeyeon: Aslında normalde üyelerin de çektiği çok fotoğrafım var. Eğer fotoğraf çekmeyi seven bir üyeyse, Tiffany de dahil, çok fotoğrafımı çekiyor benim, günlerce memnun oluyorum. (Gülüyor) Bir sürü komik fotoğraf uygulaması var böylece bunlarla eğleniyorum öyle.

Soru: Birlikte birçok çekim gerçekleştirdik ve hiçbir zaman ekibin ayarladığı saçı, makyajı beğenmemezlik yaptığını görmedik. Bu kadar mı özgüvenlisin? (Gülüyor)
Taeyeon: Özgüvenden çok, mümkün olduğunca size emanet etmeye daha meyilliyim. Şunu düşünmeyi seviyorum: Onlar en iyisini bilir ve beni en iyi şekilde hazırlarlar. Beni uzun zamandır gören ve kendi alanlarında uzman olan personellerin sözlerine güveniyorum. Bende kullandıkları renkler her ne olursa olsun veya beni nasıl giydirirlerse giydirsinler benim işim bütün bunları güzelce yansıtmak. Güzelce göstermeliyim. Eğer sonuçlar iyi olmazsa öğrenilecek yeni bir konu çıkmış demektir.

Soru: Ama sonuçlar geldiğinde, alacağın tüm geri dönütler Taeyeon adı altında olacak.
Taeyeon: Sadece onlara güvenmek eğilimindeyim. Bilhassa bugünkü gibi makale çekimlerinde; her günkü görünüş gibi kolay değil. Bu göze çarpan ve tasarlanmış bir görünüş, bu yüzden “Bu yeni bir tarz denemek. Eğer şimdi yapmayacaksam bir daha ne zaman şansım olacak ki?” kafasında oluyorum.

Soru: Araştırdık ve gördük ki pek fazla röportajın yok, ama seni televizyon programlarında görmek daha kolay. Bu senin için daha mı kolay?
Taeyeon: Benim böyle önceden belirlenmiş şeyleri istememek gibi bir meyilim var, doğallığı tercih etmek benim yaradılışım.Çekimler ve röportajlar için mekanın halinin büyük bir etkisi var. Televizyon programlarında öyle özel bir kurguya ihtiyaç yok, gerçekten ne oluyorsa o akış gösteriliyor, bu yüzden benim kişiliğime daha çok uyuyor.

Soru: Eğer bir insan olarak Taeyeon’un bir tane ana niteliğini seçecek olsan, nasıl açıklardın?
Taeyeon: Doğrusunu isterseniz kendimi çok iyi tanıyıp tanımadığımdan emin değilim, ama normal hislerim biraz inişli çıkışlı. Çevreden ve ruh halimden etkilenmeye çok müsaitim, bu yüzden tahmin etmesi benim için bile zor. Kendimi bir kelimeyle tanımlamam çok güç. Bence sürekli benimle olan üyeler beni iyi tanıyordur. Su nasıl akar yolunu bulursa ben de öyle akışı takip eden bir insanım.

Soru: Ancak işin doğal kalmanı zorlaştırıyordur. Mükemmel performanslar sergilemek için çok efor sarf ediyor olmalısın.
Taeyeon: Doğru. Bu yüzden sahnede olduğum her an çok heyecanlı oluyorum. Size verilen o kısa süre zarfında kendinizi ifade etmek zorunda olduğunuz bir iş bu, zorlandığım zamanlar oluyor. Ama işimi yapmaya devam ettikçe, bu süreçte kişiliğim ortaya çıkıyor. Hatta şarkı söylediğimde, bütün duyguları bir seferde dökmek yerine olayı akışına bırakarak duyguları yansıtmaya çalışıyorum.

 

tumblr_oc5uy2ir011v7kh85o2_540

 

Soru: CeCi’nin 2014 Ocak sayısında da sen vardın. Aslında çok uzun bir süre geçmedi üstünden ama bu 1-2 senede kesinlikle olgun bir havan olmuş.
Taeyeon: Kendi kendime birçok karar vermek zorunda olduğumdan beri biraz daha soğukkanlı oldum. Aslında bu benim gibi rengi belli olmayan bir üye için zor bir şey.

Soru: Rengi belli olmayan derken neyi kastediyorsun?
Taeyeon: Mesela Tiffany ile gerçekten çok yakınız ve kalplerimiz de birdir. Ama zevklerimiz farklı. Tamamen zıt hatta. Söz konusu renk ya da şekil gibi şeyler oldu mu Tiffany ne istediğini ve onu tam olarak nasıl ifade edeceğini çok iyi bilir. Ben biraz kararsızımdır ve karar vermekte zorlanırım, bu yüzden ne istediğimi net bir şekilde söyleyemem. Bazen kendim gibi olmuyorum. Ama solo aktivitelerime başladığımdan beri tüm personeller sadece benimle ilgileniyor ve olan biten tüm işlerin tam merkezinde ben varım; bu yüzden liderlik edip birçok karar vermek zorunda kaldım. Çok zordu ama artık karar verme metotlarını hallediyorum. Önemli olmayan şeyleri boşvermem ve önemli olanları da nasıl kontrol etmem gerektiği hakkında çok şey öğrendim.

Soru: Buna rağmen solo aktivitelerin eğlenceli mi?
Taeyeon: Sahnedeyken eğlenceli. Ama sahneden indiğimde kafam karman çorman oluyor, doğru mu yaptım ya da gelecek için neler hazırlamam gerekiyor gibi düşünceler doluşuyor. Tepkilerini görmek için personellere bakıyorum.

Soru: Liderlik etmeyi ve karar vermeyi eğlenceli bulan insanlar vardır, tabii sıkıcı bulan da. Taeyeon hangi tarafta yer alıyor?
Taeyeon: Şu an bence benim öğreneceğim şey daha çok. Her şeyi kendi kendime yapmaktansa seçmek ve karar vermek için yardıma ihtiyaç duyduğum bir sahnedeyim. Her şeyi kendi kendime çok iyi yapıyormuşum gibi görünebilir ama bu doğru değil. Çok korkuyorum aslında.

Soru: Başarısızlık korkusu mu? Sonuçlar kötü olursa diye mi?
Taeyeon: Tam olarak değil. Pişman olmaktan korkuyorum. Sahnede kendi kendime durduğumdan, kendime yakışanı seçer ve iyi yaparsam tamamdır, ama kararım yanlış da olabilir. Bu korku pişmanlıktan. Sonuç olarak, bana objektif bir açıdan bakabilecek birine ihtiyaç duyuyorum ve bence bu geri dönütleri aktif bir şekilde toplamak için doğru bir şey.

Soru: “Starlight” şarkısı “Aşk harika bir şey…” diye başlıyor. Taeyeon’un hayatında şu aralar harika olan şeyler nedir?
Taeyeon: En önemli şey solo konserim “Butterfly Kiss”ti. Dinleyicilerin yüzlerini görebildiğim için belki de şu an sahnede rahat olabiliyorum. Düzenli olarak konserler oluyordu ama bu seferki farklıydı. Direkt olarak konuşmasak da yüzlerini gördüğümde birlikte iletişim kurabildiğimizi hissedebildim ve bu beni gerçekten mutlu etti. Hatta hayranlar daha çok gülümsüyormuş gibi hissettim ve eskisinden daha farklıydı. Bence benimle birlikte eğlendiler.

Soru: SNSD’nin çıkış sahnesini ve senin sahnede ilk kez solo bir sanatçı olarak durduğun anı kıyasladığımızda hangisi seni daha çok titretti?
Taeyeon: Tabii ki solo aktivitelerimin ilk sahnesi. Üyelerle birlikte olduğum zamankinden çok farklıydı. Şimdiye kadarki tüm tecrübelerim yok olmuş da sanki en baştan tekrar başlıyormuşum gibi hissettim. Normalde pek titremediğimi düşünmüştüm ama sahnede hevesli bir şekilde durmak istedim, “I” için ilk kez sahnede durduğumda ise o kadar çok titredim ki mikrofon sallanıyordu. Hatta şu an düşündüğümde bile titriyorum.

Soru: Geçen sene Amber’in “Shake That Brass” şarkısında göründüğünden beri dinlenmeksizin promosyonlarına devam ediyorsun. Hatta meşgul olduğunda ifaden öncesine göre daha rahat gözüküyor.
Taeyeon: Özel bir değişim olmadı. Her zaman hazırlandım ve şarkı söylemek için sahneler aldım, ama sosyal medya ile hayranlarla konuşmamdan sonra hislerimin etkisi oldu. Eğer sadece kişiliğime bakarsanız, her şeyi göstermektense bazı şeyleri kendime saklamayı tercih ediyorum. Ama hayranlara teşekkür ederim; hayranların istediği şeyleri, kendi istediğim şeyleri yapmam ve ileriye yönelmem gerektiğini hissettim. Söz konusu müzik olduğunda ise çekingen bir kalple projeleri reddetmemem gerektiğini düşünmeye başladım, eğer nere olursa olsun yapabileceksem daha çok orada burada kendimi göstermeliyim. Düetleri daha rahat kabul edebildim ve şarkılarda rol alabildim.

Soru: Kalbin hayranların istediği şeyleri yapan türden bir sevgi istiyor.
Taeyeon: Ebeveynlerinizden övgü duymak için okulda çok çalışmayı ve iyi notlar almayı istemek gibi bir şey. İyi notlar alıp herkese göstermek istiyorum. Hayranlar birlikte 10 yıl geçirdiğiniz arkadaşlar gibi, ebeveyn-çocuk ilişkisindeki gibi sonsuz ve birbirine bağlı kalplerle birlikte. Yiyeceklerimden sağlığıma kadar bana adadıkları o büyük kalplerini hissedebiliyorum. Tabii ki çok endişe de duyuyorlar. (Gülüyor)

 

tumblr_oc5uy2ir011v7kh85o3_540

 

Soru: Bir kız grubu üyesi solo olarak çıkış yaptığında, genellikle gururla seksi konsept yaptıkları gözleniyor. “I” ile kendin hakkında ne tür endişelerin olduğunu merak ediyoruz, hem de şarkı aşk hakkında bile değilken.
Taeyeon: İşim ile halkın ve sayısız insanın önünde çalıştım, ama aslında yalnızım ve kendi pozisyonum var. Hangi rengin bana en çok yakışacağı hakkında çok düşündüm. Kendim gibi bir şeyler yapmayı istediğimi düşündüm, durgun ve doğal. Hangi türü seçeceğim ve melodinin nasıl ifade edeceği hakkında çok kafa yorduk. Ve doğrusunu isterseniz, “seksi” benim çok iyi ifade edebileceğim bir kelime değil. (Gülüyor)

Soru: Kendi hikayesini olduğu gibi anlatabilen bir sanatçı olduğunu, büyüdüğünü hissettik.
Taeyeon: Solo çıkış yapacağımı duyurduğumda insanların tahmin edebileceği bir yanım vardı. OST’lerdeki gibi çok fazla aşk ve duygusallık içeren yavaş şarkılar. Ama aslında yapabileceğim çok fazla farklı tür vardı ve ben de henüz göstermediğim bir yönümü göstermek istedim. Şarkı olarak belirli bir türü tercih ettiğimden değil, sizlere farklı şarkılar dinletmek istedim.

Soru: Şarkı olarak 10’uncu yılında olan ve ileride de devam etmek isteyen 28 yaşındaki Taeyeon’un yolu nedir?
Taeyeon: Bilmiyorum. Bu soruyu tekrar ne zaman duyarım bilmiyorum ama eğer şu andan konuşacak olursam, müzikten başka bir şeyi asla düşünmedim. İleride de; kolay, doğal ve sakin yoldan müzik yapmaya devam edeceğimi düşünüyorum, risk alıp ölçüyü kaçırmadan ve şarkıları dikkatlice seçerek. Görkemli bir cevap mı bekliyordunuz?

Soru: Hayır. Basit ve doğal olduğunu söyleyip duruyorsun ama şimdiye dek başarılı oluşun olağanüstü. Korkmana gerek olduğunu düşünmüyoruz.
Taeyeon: Daha fazla korkamayacağım zamanların gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Eğer durum değişirse insanın da adapte olması için değişmesi gerekir. Çok çabalayacağım, böylece tepkime gereksinim duyulan şeyleri gözlemleyeceğim.

Soru: Bugünlerde evde ne yapıyorsun? Çokça internet ağzı biliyorsun ve onları doğru zamanda doğru yerde kullanıyorsun.
Taeyeon: Film ve televizyon programlarını izlemek için VOD servisini kullanıyorum. Hayranlar bana bolca internet lafları öğretiyor. Sosyal medya kullandığımda bunları hayranların tepkilerinde görebiliyorum, hayranlarla iletişime geçmek için de yorum atıyorum. Bunu ne zaman yapsam son zamanlardaki gençlerin dilini öğreniyorum. (Gülüyor) Omuzlarının üzerinden (baka baka) öğreniyorum.

Soru: Kız hayranlar senin güzellik rutinlerini çok merak ediyor. Senin değişmeyen “Peri Güzelliği”nin sırrı nedir?
Taeyeon: Aslında son zamanlarda eskisi kadar cildime özen gösteremedim. Evde paket şeyleri kullanıyorum. Ciltten çok detoks ve vücut pozisyonunu düzeltme gibi şeylere merak saldım. Konser için hazırlanırken dayanıklılığımı güçlendirmek için bir süre egzersiz yaptım. Ama her insan farklı olduğundan bazıları için egzersiz yapmak çok efor sarf edici olabiliyor. Kan dolaşımı ve bedenimi daha dayanıklı hale getirmeye daha çok odaklanıyorum.

Soru: Son olarak CeCi sayfalarında bırakmak istediğin söz nedir? Her şey olur.
Taeyeon: Çok geniş bir konu. Ne güzel olurdu ki? Ah, “Doğal ve sakin, tıpkı su akışı gibi” bu sözleri yazın. (Gülüyor)

*********

“Tiffany ile ikimiz Amerika’ya daha önce seyahat ettik. Florida’da Disney World’e gittik. İkimiz de Walt Disney’in çok büyük hayranıyız. Bunu birlikte planladık ve hazırlandık, menajer ya da başka birinin yardımı olmadan. Tek başınıza seyahat etmek yeni bir deneyimdi. Çok fazla anı edindik, ve benim için o gezi en hatırlanası gezi oldu.”

Kaynak: CeCi,  DC Inside
Eng Trans: Sonexstella
Çeviri: Gülsüm

Reklamlar

[2015 Aralık] Hyoyeon ve Rebecca Louise Cosmopolitan Röportajı

 

Girls’ Generation’dan Hyoyeon ve Miley Cyrus egzersizi için en ünlü isim olan Rebecca Louise buluştular. Her gün daha da sağlıklı hale gelen, hatta daha da güzelleşen bu iki insanın ortak noktası kendi vücutlarını anlamaları ve özenle egzersizlerini yapmaları!  Le Coq Sportif’in de katılımıyla bu iki insanın özel buluşması!

Çekimler sırasında hissedilen enerji çok rahattı, sanki ikiniz uzun zamandır arkadaşmışsınız gibi. Birbirinizi iyi tanıyor muydunuz?

Rebecca: Kore’yi ziyaret etmeden önce bile Girls’ Generation’ı iyi tanıyordum ben. Bugünkü buluşmayı bekliyordum hep.

Hyoyeon: Aynısı benim için de geçerli. Çok fazla egzersiz videosu izledim ama Rebecca’nın videoları daha yaygın ve etkili. Kısa sürede büyük sonuçlar elde eden egzersiz metotları ile dolu hepsi. Miley Cyrus egzersizleri ile ünlü olduğundan beri onu tanıyordum, ama onu böyle güzel ve sıkı bir vücut hattıyla canlı canlı görmek unutulmaz oldu.

Rebecca: Hyoyeon, sen de çok güzelsin!

Rebecca, internetteki egzersiz videoların sayesinde dünya çağında tanınır hale geldin değil mi?

Rebecca: Uzun zamandır egzersiz yaparak eğleniyorum. Ve insanlara ilham verip onları etkileyen bir hayatın hayalini kuruyorum. Hayalimin bu hızla gerçekleşeceğini bilmiyordum. Her şeyden önce eğlenerek egzersiz yapmanın önemli olduğunu düşünüyorum, bu yüzden egzersiz yapmanın büyümesine/gelişmesine verilen bu pozitif tepki ile daha mutlu ve heyecanlıyım. Bugünlerde hayranların tepkisi ile yol alıyorum.

 

 

Ne zaman egzersiz ile ilgilenmeye başladınız?

Rebecca: Benim için, 3 yaşlarımdayken? Haha. Bale ve step dansından tutun da futbol ve hokey gibi spor dallarına kadar çeşitli egzersizler yaptım.

Hyoyeon: Tam olarak bir zaman belirlemek zor ama küçükken aktif olan kısımdaydım ben. Yani asla kendimi zorlamak gibi bir dürtüm olmadı ama özenle egzersizlerimi hep eğlenerek yapabildim. Dans pratiğinden önceki esnek ve basit egzersizler benim bedenim için alışkanlık artık. Yakındaki yerlere yürümek gibi hep rutin egzersizlerimi yapıyorum.

Ne tür egzersizleri seviyorsunuz?

Rebecca: Ben hem kapalı alanda hem de açık alanda yapabileceğim egzersizlere yatkınım. Tabii ki fire vermeden günlük egzersizlerimi yapmayı deniyorum. Köpeğim Alfie ile yaptığım yürüyüş benim için önemli egzersizlerden biri. Kapalı alandaki egzersizlere örnek olarak jimnastik salonlarındaki derslere gidiyorum ya da ağırlık çalışması yapıyorum. Yogayı seviyorum bu yüzden haftada 4 kez yoga yapıyorum. Açık alan egzersizleri olarak da golf ve çim hokeyini seviyorum. Güney İngiltere’de hokey oyuncusu olarak tecrübelerim var.

Hyoyeon: Her gün esnek ve kas geliştiren egzersizler yapıyorum ve birçok çeşitli egzersize yatkınlığım var. Jimnastik salonlarındaki egzersizlere kıyasla golf, yüzme ve tüplü dalış gibi açık alan egzersizlerinden daha çok zevk alıyorum. Tenis cidden tam bir tüm vücut egzersizi. Eğer egzersizin miktarına bakıyorsanız dans kadar yüksek derece efor harcatan başka egzersiz yok. Beklenildiği gibi, Girls’ Generation üyelerinin sahip olduğu o vücut hatları dans ve egzersiz sayesinde gelişti.

 

Source: Cosmopolitan
Translated by: SonexStella@soshified
Edited by: bhost909@soshified
Çeviri: Gülsüm

 

[2015 Eylül] Tiffany ve Sistar Bora ‘Cosmopolitan’ Dergisi Röportajı

BİR KIZIN EN YAKIN ARKADAŞI

Eğlence dünyasını temsil eden iki yakın arkadaş, Girls’ Generation’dan Tiffany ve SISTAR’dan Bora, sıkışık programları arasında bir salonda bir araya geldiler. İmrenilir yüz, vücut ve arkadaşlığa sahip kadınlar: ve resmi olmayan hikayeleri.

ÖĞÜNLER ARASI YEMEK YEMEK

“Atıştırmalık şeyler yemeyi sevmek konusunda bile aynıyız! Tatlı yerken sevdiğiniz bir arkadaşınızla sohbet etmek iyileştirici bir zaman.” – Tiffany

Yaşanan birkaç zorluktan sonra, sonunda bu başyazı çekimini gerçekleştirebiliyoruz! İkiniz de etkin insanlar olmasaydınız bu çekimi gerçekleştirmek imkansız olurdu.

Tiffany: Girls’ Generation’ın comebacki yakın zamanda gerçekleştiği için, programım akıl almayacak derecede doluydu. Bu yüzden programımızı olabildiğince birbirine uydurmaya çalıştık, ama ortada bir sonuç yoktu, bu yüzden, kalbim kırılmıştı; ama şansa bakın ki, zamanlamayı halledebildik. Şirket ben ve Bora’nın yakın olduğunu çok iyi biliyordu, bu yüzden seve seve izin verdiler. Bu benim için de geçerli bir şey, meşgul olsam bile bunu Bora ile yapacak olmam kaçıramayacağım bir fırsattı.

Bora: Baş makale teklifini almak beni ne kadar heyecanlandırdı bilemezsiniz. Her zaman Tiffany ile bir şeyler yapmayı hayal etmişimdir. Bu yüzden programlarımız her ne kadar sıkı olsa da, bu çekimi bir şekilde yapmalıyız diye düşündüm.

SEN & BEN

“İkimiz buluştuğumuzda ne mi yapıyoruz? Aslında özel olan hiçbir şey yok. Sohbet ediyoruz ve eğer öyle hissedersek şarkı söyleyip dans ediyoruz. Haha. Sessiz olmak hiç bizim tarzımız değil. Eğlenmek ve enerjik olmak, işte BoFany tarzı.” -Bora

Rakip kız idol grubundan bir üyeyle yakın arkadaş olmak zordur. Bu insanın (Tiffany için Bora, Bora için Tiffany) size cezbedici gelen yanı neydi?

Bora: Tiffany ve ben hem çok benziyoruz hem de bir o kadar farklıyız. İlgi alanlarımız aynı olduğu için doğal olarak yakın arkadaş oluverdik. Ve farklı kişiliklerimizden dolayı hiç birbirimize zıt düşmedik ve şu ana kadar her şey güzel gelişti. Ben özellikle Tiffany’nin neşeli ve iyimser kişiliğini seviyorum. Onun yanında olmak bana güç veriyor ve beni mutlu ediyor.

Tiffany: Bize büyük bir resim olarak uzaktan baktığınızda çok benziyoruz, ama detaylara indiğiniz zaman farklı olduğumuz çok fazla alan var. Benim çok dikkatli/titiz ve duyarlı olan bir yanım yok. Bora’nın ise kişiliği uyumlu ve yumuşak. Birbirimizi anlamamızın sebebi bu mu ki? Gerçekten komik olan bir şey var: Girls’ Generation’ın menajer oppaları bizim nasıl yakın olduğumuzu biliyor ve tıpkı bizim bir üyemizmiş gibi Bora’yla ilgileniyorlar.

BEKLEMEDEYKEN

“Normalde görsel yönetime oldukça ilgim vardır. Eğer Bora’yı stilize edecek olsaydım onun bu yumuşak imajını geri çeker ve onun rahat, seksi bir kıza dönüşmesini isterdim. Ve tabii ki sağlıklı modunu daha da hayata döndürürdüm.” -Tiffany

Şu andan itibaren en yakın arkadaş testine başlıyoruz! “Biz böyle yakınız işte!” diyeceğiniz kanıtları sıralamanızı istesek?

Tiffany: Bedenen iyi değildim ve bu yüzden evde yalnızdım ama canım acayip Ion içeceklerinden (ÇN: Vitaminli değişik bir içeçek.) istedi. Ben de Bora’yı aradım, eğer onlardan içersem çok enerjik hissedeceğimi ama o an gidip almaya dahi halim olmadığını söyledim. Tabii ki Bora onlardan bir sürü alıp getirdi ve benimle ilgilendi. Bu en iyi arkadaşınız değilse yapılması zor bir şey değil mi?

Bora: Sadece ikimizin arasında, başka kimsenin bilmediği sırlar var. Ve arkadaşlığımızın en büyük kanıtı bu aralar en değer verdiğimiz çantanın çift çantası olması. Haha.

FOTOĞRAF ZAMANI!

“Fotoğraf çekiminde biz etrafta oynarken biri dedi ki: ‘Fotoğraf çekmek çok sıkıcı olmalı ama biz cidden müthişiz!’. Biz de bunun üzerine şöyle dedik: “İş iştir, hatıralar ise hatıra.” -Tiffany

Kendi zamanlarınızda da birbirinizi sık sık görüyor musunuz? Merak ediyoruz, kadın idoller buluştuklarında zamanlarını ne yaparak harcıyorlar?

Bora: Çok meşgul olduğumuzda dahi buluşmak için vakit bulmaya çalışıyoruz. Tabii ki yurtdışında programlarımız olduğunda birbirimizi birkaç ay kadar göremeyebiliyoruz. Uzun bir aradan sonra birbirimizi ilk kez gördüğümüzde önceden ertelediğimiz şeyler hakkında sohbet etmekle meşgul oluyoruz. Ve bu sefer Tiffany ile seyahet etmeyi planlamıştım ama ikimiz de çok meşguldük ve ne yazık ki iptal oldu.

Tiffany: Bora ve ben hızlıca buluşmak için sık sık zaman yaratıyoruz, ne kadar meşgul olduğumuzun bir önemi yok. Manikür-pedikür salonlarına, alış verişe, lezzetli restoranlara yemek yemeye falan gidiyoruz. Son zamanlarda ikimiz de Kore de olduğumuzdan sık sık buluştuk. Bir keresinde bütün bir gün birlikte oynadık, vedalaştıktan sonra birbirimize gayet sıradan bir mesaj attık: “Senin gibi bir arkadaşım olduğu için çok mutluyum.”. Haha.

Eğer sıradan olmasaydı o zaman romantizm de gerçek olmazdı. Bu anlamla, birbirinizin görünüşlerine iltifat etmeli miyiz?

Tiffany: Her şeyden önce, sağlıklı ve seksi cilt! Bora’nın cildi gerçekten çok iyi. Makyaj yaptığında gerçekten çok tatlı ama makyajsızken de görünüşü inanılmaz derecede çekici.

Bora: Tiffany’nin beyaz cildi ve eye-smile’ı. Eğer beni bir kediye benzetecek olursak Tiffany de çok sevimli bir köpek yavrusu olurdu. (ÇN: Eye smile’ı açıklayamıyorum, Tiffany gülünce gözlerinin aldığı o sevimli hal işte :). )

KADINSI ŞIKLIK

“Kadınsı olanları tercih ederim şimdi şık da. Yani dudakları odak noktası yapan makyajlardan hoşlanıyorum;bu günlerde seksi,canlı pembe parlatıcıları dudağımda kullanıyorum.” –Tiffany

PARILDAYAN SAĞLIK

“Benim stilim  tek spesifik görünüşten inatla hoşlanmıyor ama ben canlılığın kaybolmasına sebep olacak hiçbir şey istemiyorum.Bu yüzden fuşya pembe dudaklarını seviyorum.” -Bora

Bu çok heyecanlandırıcı. Anlık bir düşünce ama editör olsan ve en yakın arkadaşının güzellik başyazısını yönetsen, karşındaki insanın hangi özelliğini göstermek isterdin?

Tiffany: Hmm… Bora’nın hoş, basit ama oldukça seksi görünüşünü direk başyazıda göstermek isterdim. Bora’nın doğal görünüşünün ne kadar tatlı olduğunu çoktan biliyorum.
Bora: Tiffany çoktan bir sürü makale yazdı ve onun yapmadığı hiçbir şey olmadığını düşünüyorum… Eğer bu fırsat bana gelirse, Tiffany’yi temiz ve kızsı bir şekilde göstermek isterim, gösterişli ya da abartılı değil.

İKİZ KIZ KARDEŞLER GİBİ

“ Gerçekten bir sürü farklılığa sahibiz: yanık tenliye karşı açıktenli,gösterişliye karşı çelimsiz,buradan tutun yumuşakbaşlıya karşı kadınsal özelliklere kadar.Ama zaman geçtikçe, farklı beğenilerin etkileri normale dönüyor. Ruh eşi bu değil midir?” –Bora

İlerisi için umarız ki BoFany eğlence dünyasında ikon olan en iyi arkadaşlar olarak sevgi görmeye devam ederiz. Son olarak, birbirimize daha önce söyleyemediğimiz birkaç şey diyebilir miyiz?

Bora: Geçmişte, ben zor zamanlar yaşarken, ne zaman Tiffany’yi arasam, bana koşardı ve endişelerimi dinlerdi. Şimdi bile bunu düşündüğümde, ona kelimelere dökemeyecek kadar minnettarım. Umarım bu arkadaşlığı devam ettiririz ve sonsuza kadar eğlence dünyasının örnek en iyi arkadaşları olarak kalırız.

Tiffany: Sonradan düşündüğümde, Bora ile yaptığım bu en iyi arkadaş makalesi gerçekten değerli bir hatıra olacak. İlerisi için, umarım ki işte ve arkadaşlıkta her şeyi yapabilen BoFany oluruz. Ve eğer fırsatımız olursa, Bora ile ortak bir albüm yapmak istiyorum ve denizleri aşan bir makale patlatmak istiyorum. Bir dahaki sefere bu grupla birlikte denizleri aşan bir makale patlatmak konusunda anlaşmalı mıyız?

Source: “Cosmopolitan
Translated by: SonexStella@soshified
Edited by: moonrise31@soshified
Çeviri: Nergiz, Esin, Gülsüm

SONE ROOM

TAEYEON

Q: Lütfen bize son zamanlarda ilgilendiğin bir şey söyle. Üyeler arasında popüler olan bir şey var mı?
Taeyeon:
 Daha önce de bunu herkese açıklamıştım çoktan ama, geçenlerde bir köpek yavrusu büyütmeye başladım ve son zamanlarda ilgilendiğim şey de o.

Q: 2. Japonya Turnesi esnasında doğum günü kutlanan Taeyeon! Lütfen bize kalbinde en büyük etkiyi bırakan bölümü söyle!
Taeyeon: 
Üyelerin doğum günüm için gerim sayıma başladığı ve herkesle parti verdiğimiz bölüm. Doğum günü pastamı yerken, birçok şey hakkında konuştuk. Ayrıca şarkı söyledik ve dans ettik. (gülüyor) Gerçekten harika bir gündü.

Q: Üyelerin hep birlikte ziyaret etmek istedikleri bir yer var mı? Tabii ki, bu bir iş gezisi olmayacak.
Taeyeon: 
Herkes bir gününü tamamen lunaparkta oynayarak geçirmek istiyor. Bütün üyeler lunaparkı gerçekten seviyor, yani sadece istediğimiz kadar fazla oynamak ve hiçbir pişmanlık olmadan oradan ayrılmak istiyoruz. (^v^)

JESSICA

Q: En sevdiğin Japon yemeği nedir?
Jessica: Sushi ve teppanyaki. (ÇN: Demir ızgara üzerinde pişirilen bir yemek.) Japonya’ya geldiğimde eğer zamanım olursa, sık sık bu yemeği yemeye giderim. ^^

Q: Eğer bir zaman makinen olsaydı, geçmişe mi giderdin yoksa geleceğe mi?
Jessica: Geleceğe gitmek isterdim~ Gelecekte ne yapacağımı ve dünyanın ileride nasıl olacağını merak ediyorum.  ♪

Q: Jessica son zamanlarda daha da güzelleşiyor. Ama bu meşgul yaşantınla birlikte, sağlığın için göz önünde bulundurduğun hususlar neler?
Jessica: Gerçekten özel olarak yaptığım bir şey yok… Bence vitaminlerini almaya özen göstermelisin… (><) Ancak daha önemli olan bir şey var; düzenli yemek yemek ve yeterince uyumak!

SUNNY

Q: Merhaba Sunny! Ve mayısın 15’i!! Doğum günün kutlu olsun(*’▽’*)
Yani, 24 olurken, herhangi bir emelin/isteğin varsa lütfen bize söyle!!
Sunny: İsteklerden/Emellerden ziyade, kendim için daha çok vaktim olmasını tercih ederim. Birçok yere seyahat etmek ve ailemle zaman geçirmek harika olurdu~♪

Q: Şu anda en çok gitmek istediğin ülke ya da meşhur yer neresi? Ayrıca, orada ne yapmak isterdin?
Sunny: İspanya’nın Ibiza Adası! Güzel okyanusu ve harika sokakları görmek istiyorum. Ancak, hiçbir plan yapmadan, ruh halime göre özgürce seyahat etmek istiyorum!

Q: Sunny’nin gülüşünü seviyorum ve o gülüş yüzünden kendimi iyi hissediyorum (>_<)♪ Nasıl öyle bir gülümsemeye sahip olabilirim?
Sunny: Aslında, gülümsememde kendime pek güvenim yok… Ancak, eğleniyorken kalbimin derinliklerinden gülüyorum! Bence bu senin elinde olan bir ifade değil. Yani hissettiğin gibi, doğal bir gülüş harikadır^^

TIFFANY

Q: Her zaman sevimli giysiler giyiyorsun, ama sabahları ne giyeceğine nasıl karar karar veriyorsun? Şu an ne tür bir giyim tarzını seviyorsun?
Tiffany: Görünüşe göre son zamanlarda yine dantel ve çizgiler trend olmaya başladı! Dantelli bir parçayı cidden tavsiye ederim ♪ Çok havalı ve şirin~.

Q: Günlerin nasıl geçiyor?
Tiffany: Cilt bakım uzmanlarına ya da masaj yaptırmaya vb. gidiyorum ve biricik köpeğimle oynuyorum, Prince Fluffy! (ÇN: Fluffy kelimesinin anlamı: kabarık, yumuşacık. Prince ise köpeğinin ismi. “Kabarık Prens!” demek istemiş.) Ayrıca, diğer üyelerle buluşmaya da gidiyorum^^ Birlikte alışverişe ya da lezzetli yemekler yemeye gidiyoruz~.

Q: Japonya Turnesi sırasında en şaşırtıcı şey neydi?
Tiffany: 20 performansın tümü için gelen hayranları görmekten çok etkilenmiştim.

HYOYEON

Q: Eğer şarkıcı olmasaydın, şu an ne yapıyor olurdun?
Hyoyeon: Hangi dans veya tür olduğu önemli olmaksızın dans edebilen bir dansçı! Favori danslarıma ve müziğe bağlı bir iş, beklendiği gibi güzel bir şey.

Q: Enerji kaynağın nedir?
Hyoyeon: Seyahat etmek ve egzersiz yapmak! Farklı farklı yerlere giderek motive oluyorum ve bu rahatlamayla enerji kazanıyorum. Egzersizler arasından golf oynamayı, biniciliği ve bisiklet sürmeyi seviyorum. Benim enerji kaynağım bedenimi hareket ettirmek.

Q: Havalar ısındı! Sanırım herkes meşgul ama, yazın ne yapmak istiyorsun?
Hyoyeon: Güney Doğu Asya’ya gitmek ve gün boyu denizde oynamak istiyorum. Güzel bir denizde yüzmek ve deniz sporları yapmak istiyorum.

YURI

Q: Ben tatilde serbestçe paten kaymayı seviyorum. Peki senin izinli olduğun günlerde yapmayı sevdiğin sporlar neler?
Yuri: Oksijen tüpüyle dalış ve bisiklet sürmek. Bu, denizde çok güzel ve fantastik. Ayrıca lisansım da var. ^^ Bisiklet sürmeyi de bir yarış bisikleti ile yapıyorum, ki bu çok eğlenceli!

Q: Japonya’da en çok gitmek istediğin yer neresi? Ve orada ne yapmak istiyorsun?
Yuri: Okinawa. Herhangi bir gezi veya endişe/kaygı olmaksızın, denizde oynamak istiyorum. Rahatlamak için oraya gitmek istiyorum.

Q: Spring Live Tour’u izlerken gerçekten eğlendim. Bir sorum var. Her gün yaptığın başlıca şey nedir?
Yuri: Odama geri döndüğümde, kokulu mumlarımı yakarım ve oda spreyi kullanırım. Favori kokularımla rahatlamak benim için önemlidir! Ayrıca her gün parfüm de sıkarım ve ne hissediyorsam onun tadını çıkarırım.

SOOYOUNG

Q: Sooyoung’ı seviyorum!! Bir sorum var!! Ne zaman çok mutlu oluyorsun?? Benim için, arkadaşlarımla buluşup Girls’ Generation şarkıları dinlediğim zaman mutlu oluyorum (ノノωノノ)
Sooyoung: Lezzetli yemekler yerken değerli ailem ve arkadaşlarımla birlikte olduğumda mutlu oluyorum!

Q: Yemek yemeyi seven Sooyoung’a (gülüyor) Lütfen bize önerdiğin bir Kore yemeği söyle (*^^*)
Sooyoung: Ddukbokki~♪ Tatlı-baharatlı sosla haşlanmış pirinç kekli bir yemek. Bu Kore’nin klasik bir yemeği ve aperatifler için mükemmel^^ Çok baharatlı/acılı olmayan çeşitleri seviyorum!

Q: Sanırım her gün meşgulsün; ancak, yeni bir spor için çalışmaya başlayacak olsan, bu hangi spor olurdu?
Sooyoung: Madem ki yaz mevsimindeyiz ve bu sağlık için çok iyi, yüzmeyi öğrenmek istiyorum~.

YOONA

Q: Kore’ye gidiyorum, bana önerdiğin/tavsiye ettiğin bir yer söyle lütfen (*^^*)!
Yoona: Samcheong-dong! Orada bir sürü sevimli, ev gibi rahat ve şık kafe var. Geleneksel yapılar var ve görünüşleri de harika, bu yüzden hiç şüphesiz orayı ziyaret etmeye çalışmalısın.~

Q: Japonya Turnesi esnasında herhangi bir ilginç olay olduysa, anlat bize lütfen~!
Yoona: Nagoya konseri sırasında, favorim olan hitsumabushi’den her gün yedim. (ÇN: Haşlanmış pirinç üzeri ızgara yılan balığı) (gülüyor) Gerçekten lezzetliydi ve ben de çok fazla enerjiyle performans sergiledim ^^  Diğer yerlerde de farklı spesiyaliteler yemek gibi bir deneyimim olabildi.

Q: Şu anda, sana aniden tam 10 günlük bir izin verilseydi, ne yapardın? Eğer seyahat edecek olsaydın, nereye gitmek isterdin?
Yoona: İlk 5 gün seyahate çıkardım~ Şimdilik, seyahat edeceğim bu yer yurt dışı olacak! (gülüyor) Daha sonra, kalan günlerde de kişisel gelişimim için, eksik yönlerimi telafi etmeye yönelik ders alırdım!

SEOHYUN

Q: Seohyun, bu seferki Japonya Turnesi sırasında, kalbine dokunan en dokunaklı an neydi?
Seohyun: Sahnedeyken, müziğimizi ve hayranların alkışlarının bir oluşunu hissettim. O an hissettiğim o etkiyi asla unutmayacağım.

Q: Seohyun, nasıl oluyor da işinde böyle çok çalışıyorsun, gerçekten saygı duyuyorum! Nasıl her zaman böyle çok çalışabiliyorsun? Destekleyici gücün ne?
Seohyun: Aldığımız sevgi şu an gerçekten oldukça fazla, bu yüzden bu soruyu cevaplamayı gerçekten çok istiyorum.
Her şeyden önce, bu benim sevdiğim bir iş. Ve ne zaman olursa olsun, desteğini ve sevgisini aldığım herkes benim destekleyici gücüm.

Q: Seohyun, genellikle basit tarzda giysiler giyiyorsun. En sevdiğim moda parçası ne, söyle bize lütfen!
Seohyun: Pantolon ve şort kombinasyonları arasında; kot ve benzerleri♪ Esas nokta ise, renkler arasındaki etkileşim ve basit tasarımlı aksesuarlar ile yapılan vurgu.

Translation: redsunset@soshified.com, arghninja@soshified.com
Source: SONE PLUS+ (SONE ROOM)
Çeviren: Gülsüm