[2017 Mart] Yoona – Allure Korea Röportajı

yoona

 

“Yoona’nın Gerçek Görüntüsü”

Bir idolken, oyuncu olarak yeni bir hayata başlayan Yoona Crocs markası için model olarak seçildi. İyimser bir enerjiyle dolup taşan Yoona’ya “Yoona gibi” olmanın ne anlama geldiğini sorduk.

MBC’nin “The King Love” dizisi ile ilk kez tarihi bir dizide rol alıyor olacaksın.
– Goryeo Hanedanlığı’ndan Han Eunsan isimli bir karakteri canlandırıyorum. Bu benim ilk tarihi dizim olduğundan dört gözle bekliyorum.

İlk tarihi dizi girişimin olduğu için biraz korkuyor da olmalısın.
-Şu an canlandırdığım karakter Eunsan’dansa The K2 “Anna” benim için daha büyük bir iddiaydı. Anna şimdiye dek canlandırdığım tüm karakterlerden tamamen farklıydı. Anna’dan sonra kabul edeceğim tüm o zorlu işler daha kolay gelecektir. Artık keyfini çıkarabildiğim sürece iddialardan korkmuyorum.

Canlandırdığın karakterler yelpazesi Confidential Assignment filmindeki Park Minyoung, The K2’daki Anna ve The King Loves’daki Eunsan ile daha da genişledi. Peki bunlardan hangisi gerçek Yoona’ya daha çok benziyor?
-Bu 3 karakterin de benim kişiliğime benzer yönleri var ama canlandırması en rahat olanı Confidential Assignment Minyoung’du. Günlük hayattaki normal konuşma tonumu ve hareketlerimi daha çok kullanabiliyordum.

İyimser ve ışık saçan bir enerjiyle dolup taşıyorsun. Böylece “Vitamin İnsan” olarak anılıyorsun. Bu pozitif enerjiyi sürdürmenin sırrı nedir?
-Olabilidiğinde kendimi eğlendirmeyi deniyorum ve dinlendiğim zamanlarda özgür olmaya çalışıyorum. Ne yapıyor olursanız olun eğer onu yaparken eğlenebiliyorsanız daha çok güler, daha çok pozitif düşünceye sahip olursunuz.

Im Yoona’nın gerçek yüzü bu mu yani? Bu “Yoona gibi” yanını devam ettirmek için ne yapıyorsun?
-Halka sergilediğim yanım da benim gerçek yüzüm. Bu yüzden, mükemmel olmayı isteme gibi düşüncelerim vardı. Ama bu durumun iyi olduğu zamanlar da var, yorucu olduğu zamanlar da. Daha rahat bir kalbe sahip olmak için çok uğraşıyorum.

Ayakkabı markası Crocs için modellik yaptığını duyduk.
-Genelde setteyken ya da bir programım varken Crocs ürünlerini giymekten zevk alıyorum, özellikle sevimli olanlarından. Ayrıca kendini rahatça ifade edebilme, çevredeki kötü bakışların ve düşüncelerin üstesinden gelebilme ile ilgili olan o “Olduğun Gibi Gel” kampanyalarını da seviyorum. Bunu kendimde de hissettiğim zamanlar oldu, ben de bu deneyimleri başkalarıyla da paylaşmak istiyorum.

Sahnede ya da ekranda, havaalanında ya da nerede olursa olsun; moda stilinle tüm dikkati üzerine çekiyorsun. Aradığın stil tam olark ne?
-En önemlisi kendine yakışan kıyafetleri bilmek ve fark edebilmek. Bir bütün görünümü verebilen basit parçaları seviyorum ben. Bu bahar, güzel ve parlak renklerle daha rahat ve günlük görünmeyi planlıyorum.

Kaynak: Allure Korea
Eng Trans: Sonexstella@twitter
Çeviri: Gülsüm

[Mart 2017] Sooyoung Sports Donga Röportajı

sooyoung

Sooyoung’un Gözünden Girls’ Generation’ın 10 Senelik Arkadaşlığı

5 Ağustos 2007 bir Pazar sabahı. Kızla, 45 kişilik otobüste Seoul Deungchon-dong SBS salonuna gitmekteler. İki gün önce çıkış single’ları “Into The New World” çıkmış olan grup SBS Inkigayo’daki ilk performaslarını yapmak üzere yoldaydı. Bakışları buluştuğunda ise göz yaşlarını tutamıyorlardı. Bakışlardan kaçabilmek için durmadan pencereden dışarıya bakıyor, fakat hiçbir şeyi doğru dürüst göremiyorlardı. O vakitler otobüs Girls’ Generation’ın fotoğrafıyla kaplanmıştı. Üyeler, iyi göremedikleri manzaraya bakmaya çalışıyor ve göz yaşlarını tutuyorlardı. Ve ilk sahnelerine gittiler. Göz yaşlarına hakim oldular, performanslarını tamamladılar. Bekleme odasına dönerkense gözleri teker teker yaşarmaya başladı. İlk performanslarını kutlamaya gelen ebeveynleri onlarla birlikte ağladı. Bu göz yaşları, kısasıyla üç buçuk, uzunuyla yedi yıl içinde durmadan akıtılanlardan daha samimiydi. Kızlar yurtlarına geri döndüler ve yine ağladılar. Sooyoung’la Seoul Cheongdam-dong’daki 21. SM Entertainment binasında buluştuğumuzda bize gülümseyerek; “Pencereden dışarıya bakışımı, burnumu çekişimi ve doğru dürüst bir şey görmediğimi hatırlıyorum. Tekme kısmını bile bir sene boyunca çalıştıktan sonra gerçekleştirdiğimiz bir sahneydi.” dedi. Sooyoung’un bahsettiği tekme kısmı “Into The New World”ün koreografisinin bir parçası.  

 

“Şimdiler de bile yurtdışı konserlerine gittiğimizde sohbet için aynı odada toplanıyoruz. Bir çok üyemiz hayatlarının üçte birini berbaber geçirdi. 10 yıllık arkadaşlığın sırrı, üyeler arasındaki ilgi ve saygı.” 

 

Takımınızı 10 yıl boyunca ayakta tutabilmenizin sırrı nedir ?

“Sırrımız, üyeler arasındaki yakın ilişki. Sadece işe dayanan basit bir ilişki değil, birbirimize arkadaş olarak da bağlıyız. Bu sayede uzun zaman boyunca ayakta kalabildik. Bir üyenin sırf diğerlerinden büyük olduğu için ya da onun gibi bir sebepten ötürü tüm kontrolü ele geçirme bir durumu olmuyor. Birbirimizin hoşlandığı ve hoşlanmadığı şeyleri biliyor, birbirimize saygı gösteriyoruz. Birbirimize ilgi alaka gösteriyor ve biribiri ve olduğu gibi kabul ediyoruz. Böylelikle de bu noktaya kadar gelebildik.” dedi.

10 sene olduğuna göre artık daha az sıklıkla mı görüşüyorsunuz?

“Hala birlikte paylaştığımız bir çok anımız var. 10 sene birlikte olmak çok büyük bir olay. Bir çok üyemiz, hayatlarının 3’te 1’ini birlikte geçirmiş. Şimdiki şirketimde (SM Entertainment) hayatımın yarısını geçirdim. Üyeler haricinde neredeyse hiç yaşıtım olan bir arkadaşım yok. Birbirimize aile, iş meselelerini, endişelerimizi herşeyimizi anlatırız. İşte üyelerin arkadaşlıkları böyle.”

Duydum ki ilk çıkış zamanlarınızda birbirinize günlük deneyimlerinizi anlatmak için bir zaman belirlemişsiniz.

“ Uzun bir süre boyunca “5 dakikalık konuşma”larımız vardı. Zorunlu olarak her gün birbirimize deneyimlerimizi aktarırdık. Her gün özet olarak o gün bizi üzen şeyleri, daha dikkatli olamamız gereken meseleleri ve geliştirmemiz gereken şeyler hakkında konuşurduk. (Yurtlarımızdan ayrıldıktan sonra) Kendimize ait evlerimiz oldu ve ailemizle daha çok vakit geçirmeye başladığımızdan, uzun bir süre devam ettirsek de bir süre sonra yapmayı bıraktık. Şimdilerde ise yurtdışına konsere gittiğimizde bir odada toplanıyor ve aynı eski günlerdeki gibi birbirimizle deneyimlerimizi paylaşıyoruz. ”

İlişkileriniz hakkında konuşuyor ve iş hakkında da (bireysel çalışmalarınız) tartışıyor musunuz?

 “ ‘Yarın ne giysem?’ gibi basit şeylerden tutun da, ‘böyle devam et, daha çok böyle yap’ diyerek çalışmalar hakkında öneriler vermeye kadar her şey hakkında konuşuruz. 10 senedir beraber olduğum, farklı bir sanatçının deneyimlerinizi dinlemek beni etkiliyor ve beni  hırslandırıyor.”   

Bir üye yeni bir çalışma yaptığında diğer üyeler, kendini yanına gidip onu desteklemek zorunda hissediyor mu ?”

 “Üyeler için paradan daha çok en önemli olan şey zaman. Geçenlerde bir hayır konseri verdim ve diğer üyelere gelmelerini rica ederken kötü hissettim. Çünkü onlardan değerli zamanlarını harcamalarını istemiş oluyorum. Fakat, Tiffany gelip bana; “Şimdi sen kötü hissedeceğin için soramazsın” dedi ve gelmek için kendi vaktini bana ayırdı. Ve de benimle birlikte performans yaptı. Diğer üyeler solo albüm çıkardığında ya da bir dizi çektiğinde gidip onları destekliyorum. Bu, bir üyeden diğerine en değerli hediyedir.” 

83457592.2_99_20170323065804

—Ağustos 2015’te 5. albümleri “Lion Heart”ı yayınladıktan sonra Girls’ Generation, bireysel aktivetelerde bulundular. Özellikle bu sene, Yuri SBS ‘Defendant” adlı dizisinde ilk kez baş rolde yer aldı ve Seohyun MBC ‘Thief, Mr. Thief’  dizisinde Mayıs ayında rol alacak. Yoona Ocak’ta çıkan ilk Kore filmi ‘Confidential Assignment’ın başarısının tadını çıkarırken, Sooyoung ise Kasım 2007’de çıkan KBS 2TV sitcomu ‘Unstoppable Marriage’den beri oyunculuk kariyerine devam etmekte.  

Yuri ve Seohyun oyuncu olarak büyük bir aşama kaydettiler.

“Yuri ‘Defendant’ dizisi için kapsamlı olarak avukatlık mesleğini araştırıyor. Dizideki karakterinin Girls’ Generation üyesi olarak imajıyla uyuşmayacağını düşünerek çok endişelenmişti. Fakat bir bölüm oynadıkça karakterine bürünmeyi başardı. Bir arkadaş olarak başarılı olduğunu düşünüyor ve onunla gurur duyuyorum. Seohyun’un duygusal hassasiyeti çok iyidir. Her zaman beni şaşırtmayı başarıyor. Yapıp yapamayacağından emin değildim fakat harika bir iş çıkardı. İşini iyi yapan küçük kıskardeşim o benim, yani endişenmeme gerek yok.” 

Güney Kore’nin 20 yıllık kız grupları tarihinde Girls’ Generation 10 yıl yer aldı. Büyük bir gurur hissediyor olmalısınız.

“(Promosyonlarımız esnasında) İki sene öncesine kadar şu ana kadar yaptığımız her şeyin altında yatan büyük anlamı anlayabilmiş değildim. Bir kız grubu olarak Daesang ödülü almanın ve uluslararası turlara çıkmanın ne kadar zor ve büyük bir şey olduğunu fark edememiştim. Sadece görevlerimizi kendi gözümüzle ve sahne gözüyle doğru olması için sıkı hazırlanmakla çok meşguldük. Bireysel aktiveteler yaptığımızda, Girls’ Generation için yaptığım işin aslında en değerli iş olduğunu anladım. Yeteneklerimin ötesinde büyük bir sevgi kazandım. 8’imiz bir olunca Girls’ Generation gemisinde yol alabildik.    

Wonder Girls gibi aynı anda çıkış yaptığınız meslektaşlarınızın dağılmasına en çok siz üzülmüşünüzdür.

“Wonder Girls’ün band’e (müzik aletleri çalan grup) dönüşümünü izlerken onlara cidden saygı duymuştum. 10 sene boyunca performans yaparken biri bize gelse böyle bir band’e dönüşmeyi teklif etse ve buna kalkışsak başarabilir miydik merak ediyorum. Bu dönüşümlerini merak ettiğimden bütün Wonder Girls röportajlarını araştırdım ve okudum. Wonder Girls bize iyi bir örnekti ve biribirimize daha iyi olmamız için hırslandırıyorduk. Bir fan olarak dağılmalarını benim için hayal kırıklığı oldu ama bir meslektaş olarak hala onları desteklemeye devam ediyorum. Hala şarkılarını dinleyebiliyorum nasıl olsa”

Duyduk ki bu yaz 10. yıl dönümü için albümünüz çıkacakmış.

“(10. yıl dönümü albümü) en doğru ve kesin olarak yapılacak bir şey ve geçen seneden beri bütün üyeler bu konuda çok hevesli. Üyeler için bu dört gözle beklediğimiz en büyük olay.” 

83457827.2_99_20170323065806

“Umarım kız gruplarının temcilsi olarak sonsuza dek anılmaya devam ederiz.”

‘Into the New World’ şarkısı geçen sene Ehwa Women Üniversite’sinde öğrenciler için bir direniş şarkısı olmuştu. Ayrıca eski başkan Park Geunhye’nin suç iddalerı içn yapılan mum ışığı eşliğindeki protestonun da sesi olmuştu. Ünlülere aşina olan 20’lerindeki her insan için Girls’ Generation bir “dil” haline geldi. Şarkının içindeki birlik ve beraberliği hissettiren kalplerin “dili”…

Girls’ Generation için ‘Into the New World’ anlamı nedir?

“Kız gruplarının çıkış parçaları arasında adeta bir şaheser değil mi ? Haha. Bir sanatçı için şarkısının büyük kitlelerin ilgisini çekmesi gurur kaynağıdır. Değişik kuşakların bir arada olduğu insanların hep birlikte söyleyebileceği bir şarkıya sahip olmak mutluluk verici.”

TWICE, Japonya’daki Yomiuri Gazetesi tarafından  “Girls’ Generation’ın şanını yürütecek bir sonraki K-Pop kız grubu” olarak bahsedildi.

“‘Girls’ Generation’ın şanını yürütecek’ olan grup olarak tanınmaları beni gururlandırdı. Bizim zamanımızda yeni bir rookie (çaylak) grup çıktığında, ‘2. BoA’ diye anılırdı. Şimdi ise ‘2. Girls’ Generation’ çıktı.”

Şu günlerde hoobae kız gruplarını izlerken neler hissediyorsun ?

“Çok güzeller ve iyi gidiyorlar. Bizim kız gruplarımız kişisel duygularını pek yansıtmazlar. Bu yüzden de hep gülümsemek zorundadırlar. Her gün mutlu ve neşeli olmak mümkün değildir fakat onları gülümseyen yüzlerini her daim bozmadıkları için takdir etmek istiyorum.”

Girls’ Generation’ın en güçlü silahı nedir?

“Birbirimizin olumlu özelliklerini taklit etmeye çalışırız. Birimiz sıkı çalışıyor sa diğerimiz de aynısını yapar. Hangimiz standartları oluşturursa oluştursun birbirimizin olumlu etkisini alır ve veririz. Ayrıca birbirimizi hoş karşılamamız da bir güçlü silah. Her şeyden çok, biz ilk denememizde başarlı olmadık ve bu yüzden de ‘gelişmeye açık bir zihniyete” sahip olmayı asla unutmuyoruz. Popülerliğin kıymetini biliyoruz”

Girls’ Generation’ın nasıl anılmasını istersin?

“Umarım kız gruplarının temcilsi olarak sonsuza dek anılmaya devam ederiz.”

Girls’ Generation için en kritik dönemi seçmek gerekirse kuşkusuz Jessica’nın ayrılışı olacaktır. Bu talihsizliğin Girls’ Generation’ı daha güçlendirip güçlendirmediğini merak etmekteyiz. Sooyoung, sorumuzu ünlü bir dizinin repliğiyle tıpkı bir bilmece gibi cevap verdi.

“Geçirdiğimiz bütün zamanlar güzeldi. Hava güzel olduğu için, hava güzel olmadığı için ve hava yeterince güzel olduğu için.” 

KaynakSports Donga
İngilizce Çeviri: Sonexstella
Çeviri: Pelin

 

 

[Mart 2016] Taeyeon K WAVE Röportajı

tumblr_o4x6ptsc6h1v7kh85o1_1280

 

K Wave: Taeyeon’un solo albümünün rengi SNSD’nin mevcut renginden biraz farklı gibi duruyor. I’dan sonra Rain beklenilmiyordu.
Taeyeon: Ne tür şarkılar yapacağımı düşünmüştünüz?

K Wave: Bakalım. SNSD’nin masum imajıyla Taeyeon’un sevimli ve parlak imajının ortasında bir şeyler.
Taeyeon: Haha. Benim kişiliğim özgür olmaya eğilimli, sert olmaya değil. Yani şarkılar da buna yakın. Hayalmiş gibi hissettiriyor. Doğal olan şeyleri seviyorum. Özgür olan şeyler sadece.

K Wave: Senin doğal ve özgür yaradılışın albüme de yansımış.
Taeyeon: Aynen öyle. İlk solo albümüm I’da yeni bir büyü hissettiğini söyleyen hayranlar vardı.

K Wave: Ne zaman bir şarkı yayınlasan all-kill oluyor. Bu sefer de aynısı oldu değil mi?
Taeyeon: Sadece mahcup ve minnettarım. İlk solo albümüm I çok sevildi, bu yüzden insanlar da devamını beklemeye başladı. Bu albüm sadece dijital tekli ama çok fazla insandan tebrik telefonları aldığım büyük bir etki oldu. Söylememe gerek yok, menajer oppa ve ailemden. Hatta I zamanında benimle iletişim kurmayan insanlardan bile telefonda çok tebrik aldım.

K Wave: SNSD üyeleri ne dedi?
Taeyeon: Üyeler için bu çok doğal çünkü onlar benim müzik için yaşadığıma şahit oluyorlar. “Olmuş işte” gibi sakinler. (Gülüyor) Eğer “Böyle olacağını biliyorduk”,”Çok iyi olacağını biliyorduk” ya da “Daebak!” gibi şeyler söyleyerek aşırı tepki verirlerse ben kıvranmaya başlıyorum. Haha.

K Wave: Albüm konseptine karar verirken tavsiye aldın mı?
Taeyeon: Sonuçları Tiffany’ye göstermeye meyilliydim. Kayıtlar başlamadan önce, albüm fotoğraflarının ve müzik videosunun düzenlenmemiş halini Tiffany’ye gösterdim. Nedenini bilmiyorum ama gözleri çok keskinmiş gibi geliyor. Tiffany sayesinde bir kez daha rahatlamış hissettim.

K Wave: Ne söyledi peki? Rain’in ilk izlenimi.
Taeyeon: Gerçekten çok beğendiğini söyledi. Düşündüğünden daha farklı olduğunu, müzik videosunun doğal ve işlenmemiş bir şeyden olan bir hisse sahip olduğunu söyledi. Bir SNSD müzik videosu izlediğinizde üyelerin hepsinin kıyafetleri uyumludur ve senkronize bir şekilde dans ederiz. Her şey biraz daha rahat olduğu için kolayca çekildiğinden bunu sevdiğini söyledi, SNSD müzik videolarından farklı bir hisle.

K Wave: I’ı dinledikten sonra bu albüm de benzer histe olur mu diye merak ediyordum. Bence bu albümde özgür ve hippie-vari bir his amaçlanmış. Rock gibi bir görünüm hissetmiştim ama Rain farklı.
Taeyeon: Bu sefer biraz jazz karıştırılmış gibi hissettiriyor. Bu günlerde müzik sadece tek bir türe kilitlenmiyor. Şarkılar jazz ve R&B ile karıştırılıyor ve tek bir türle kısıtlanmak çok zor. Ruh haline bakarsanız Rain hem R&B, hem jazz hem de ballad gibi.

K Wave: Yine de (Rain’in) Korece şarkıların o eşsiz kokusuna sahip olduğunu söyleyebilir miyim? Biraz alışıldık.
Taeyeon: Gerçekten mi? Rahatladım o zaman. Yayınladığım tüm şarkılar yabancı şarkı yazarlarının elinden çıkma, bu yüzden ya Kore’nin anlayışıyla uymazlarsa diye çok endişeleniyordum. Galiba Korece sözler ile daha da doğal oldu.

 

tumblr_o4x6ptsc6h1v7kh85o2_1280

 

K Wave: Taeyeon’nun solo albümündeki şarkılar çok sofistike.
Taeyeon: Oldukça pop gibi bir şey ama ayrıca belirsiz hissi var.

K Wave: Solo albümünü dinlediğimde şunu hissedebiliyorum ki Taeyeon müziğe hasret kalmış.
Taeyeon: Ah, ben mi? Çok da hasret kalmış değildim, hahaha. SNSD ile olduğumdan ve OSTlerde çok kısa süren şarkılar söylediğimden memnundum. Ama dönüp geçmişe baktığımda gerçekten hiçbir zaman kalbimin arzuladığı gibi şarkı söyleyebildiğimi hissettiğimi düşünmüyorum. Solo aktiviteler sayesinde şu an “şarkı söylediğimi” hissediyorum.

K Wave: Bir grubun parçası olduğundan ister istemez Taeyeon’un kendi öz rengi yerine, SNSD’nin rengini yansıttın değil mi?
Taeyeon: Kız grubu imajına uyan şaşaalı şarkıları SNSD ile söylediysem, şu an anlatmak istediğim hikayeleri içeren şarkılarla devam etmek daha iyi olur.

K Wave: Birçok insanın Taeyeon’un solo albümünü dinleyerek “Taeyeon artık kendi rengini yansıtıyor. Çok olgun. Müziksel olarak çok büyümüş.” demelerinin sebebi bu olmalı.
Taeyeon: Ancak bu “İşte bu tam da yapmak istediğim müzik” değil. Zaman zaman değişen müzik bu. Hatta bu sefer de bu tarzda bir müzik yapmak istersem bir dahaki sefere farklı bir tarz denemek isterim. Eğer bu olaya tek bir yönden bakarsanız benim kendi rengim çok da net olmayabilir; ancak diğer yönden baktığınızda her tarzı yapabildiğimi görürsünüz.

K Wave: Bu senin tarzına yakışan kıyafetleri aramak gibi bir şey değil mi?
Taeyeon: Aynen öyle. Hala arıyorum işte.

K Wave: Eğer insanlardan senden müziksel olarak farklı şeyler beklerse bu çok büyük bir baskı olmaz mı?
Taeyeon: Tabii ki olur. Zaman daha da ilerledikçe genç, güzel ve canlı olup yeni çıkış yapan birçok yeni arkadaş oluyor. İnsanlar yeni ve gösterişli şeylere ilgi duyar. Bu yüzden bir comebackten önce nasıl bir dış görünüşte olmamız gerektiği ya da ne yapmamız gerektiği gibi şeyler hakkında çok endişe duyuyoruz. O kadar çok aktiviteden sonra, çok farklı imajlar denedik ve artık daha farklı ne yapabiliriz bilmiyorum. Kore’de promosyon yapıyoruz ve tabii ki Japonya’da da, yani artık neyi göstermemiz gerektiği konusunda endişeliyiz.

K Wave: İdollüğün ömrü kısa olmaya eğilimli. Aktiviteler için belirli bir zaman penceresi olduğundan.
Taeyeon: Aynen öyle. Bu yüzden müzik programlarına gittiğimizde durmamız gereken bir yer var mı diye merak ediyorum. Çünkü 15-16 yaşlarında olan genç arkadaşlar var. Red Velvet Yeri ve benim aramda 10 yaş fark var. O 1999 doğumlu. Bense 1989. Bu nerede görüldüğün durumu, bir konsept denediğinizde açıkça büyük bir baskı oluyor. Endişelenmekten başka yapacak bir şey yok.

K Wave: SNSD Taeyeon, solo Taeyeon, TaeTiSeo Taeyeon. Aynı anda bu üçünün ağırlığını doldurmak zor olmuyor mu?
Taeyeon: Her biri çeşitli alanlara ayrılmış ve birçok kişisel aktivite ile farklı üyeler bunlar. İnsanlara müzikal yönümüzü çok fazla gösterebildiğimizi düşünmüyorum. TaeTiSeo, SNSD’nin temsilcisi olarak, SNSD’nin göstermesi mümkün olmadığı müzik ve dış görünüşleri gösterebildi. Ve müzikal yanını gerçekleştirebildi, bu yüzden çok memnunum. Üyelerle gösterebildiklerim ve yalnız başımayken gösterebildiklerim birbirinden farklı, bu yüzden tam olarak zor değil. Hatta bunu gerçekten seviyorum.

K Wave: Röportaj sırasında birçok müziğin tadını çıkarmak istediğini söyledin bu yüzden sanki müzikal bir uyanış yaşamışsın gibi hissettim.
Taeyeon: Gerçekten iyi yapabildiğim tek şey müzik olduğu için. (Gülüyor) Son zamanlarda oyunculuk yapacak mıyım diye sorular duyuyorum. Herkes oyunculuk yapıyor bu yüzden eğer oyunculuğu bütünüyle düşünüyor muyum diye sordum kendime ama tamamiyle şarkı söylemek istiyordum işte, en azından bir kere olsun tamamen şarkı söylemek. Henüz limitime ulaştığım noktaya gelemedim. Resmen bir şarkıcı olarak çıkış yaptığımdan, en azından bir kere bunu hakkıyla yapmak ve daha sonra diğer şeylere kalkışmak isterim.

K Wave: Çok havalısın.
Taeyeon: En azından bir şeyi tamamen hakkını vererek yapmak istiyorum.

K Wave: Birçok kez çok iyi olduğun hakkında pek çok şey duymuş olmalısın, buna rağmen hayranlık duyulacak bir şekilde kalbin hala mütevazı.
Taeyeon: İnsanın kendini tatmin etmesi pek mümkün olmuyor. Herkes böyledir. (Gülüyor)

K Wave: “Çünkü o bir idol” öncülü benim kendi ön yargım olmalı. Yani, ben herkesin aynı olduğunu düşünürdüm.
Taeyeon: Eğer idol diyorsan onları görsel, dışa dönük bir yola başvurmak isteyenler. Her türde kendimi göstermem tabii ki de güzel olurdu ancak hala odak noktamın müzik olduğunu düşünüyorum. Moda, stil ya da ilgi alanları gibi çeşitli şeyleri düşündüm ama yine de sadece müzik hakkında konuşmak istiyorum.

 

tumblr_o4x6ptsc6h1v7kh85o3_1280

 

K Wave: Gülümsemen çok enerjik. Aslında yakın arkadaşım Taeyeon’un o enerjik kahkahasının sesini duymayı cidden çok sever ancak son günlerde bu sesi duymak çok zor olduğu için hayal kırıklığı yaşıyorlar. Eskiden radyo DJ’i olduğun zamanlarda sık sık duyarlardı halbuki.
Taeyeon: Biraz toydum o zamanlar. Radyo DJ’i iken.

K Wave: Kişiliğin biraz değişti mi? 10lu yaşlarından 20lerine geçtikçe?
Taeyeon: Bunun hakkında düşündüğümde, cidden çok değiştim bence. Radyoya 21 yaşımdayken başladım ve şu an bunu düşününce, sahiden çok gençmişim. Daha yeni 20’den dönmüştüm ve yetişkin olmuştum. Hikayeler okudum ve anlattım, sanki bir şeyler biliyormuşum gibi. Ama şu an düşündükçe, peeh~ O zamanlar pek tecrübeli değildim bu yüzden ne zaman bunun hakkında konuşsam yetersizmişim diye düşünürüm. Bir varyete şovu gibi kısa hikayeler yaptım bu yüzden birazcık parlamaktan başka yapabileceğim bir şey yoktu. Kişiliğim bu hale geliverdi, hatta ben bile fark etmedim. Zaman geçtikçe ve ben biraz yaşlandıkça daha da olgunlaştım. Genç bir idol olarak aktif olduğum zamanlarda kendi düşüncelerimi ileri sürerdim ve birçok netizenle anlaşmazlığa sürüklenirdim. Ve bunun sayesinde büyüdüm. Çok fazla incindim de. “Ah, beni böyle algılıyorlar demek. Amacım bu değildi. Böyle incelenebiliyorum yani.” tarzında çok fazla duyguyu hissettim.

K Wave: Sanıyorum ki kesinlikle incindiğinde ve bunu takiben iyileşme sürecindeki zorlukların sayesinde olgunlaşabildin.
Taeyeon: Radyo DJ’i olduğum zamanlarda olgunlaşmaya başladım. Radyo için çok müteşekkirim. Radyo aktivitelerim bitince konuşmaya fırsatım kalmadı. Heyecanla sohbet ederdim o zamanlar, sonrasındaysa zar zor varyete şovlarına katılabildim ve konuşma şansım olmadı pek. Bir gün röportaj yapıyordum ve birden nasıl konuşacağımı unuttum. Kameranın ışıkları yandığında takılıp gevelemeye başladım. Sonrasında da kameraların arasında kusacakmışım gibi hissettiğim zamanlar oldu.

K Wave: Taeyeon’un kameralara karşı korkusu olduğunu kimse tahmin edemezdi. Müzik renginin biraz değiştiğini söyleyen insanlar var. Kişiliğinin de değişmesiyle tabii.
Taeyeon: Kişiliğim için biraz karanlık diyebilir miyim? Biraz daha hassas olan bir yönüm var. Eğer üyelerimle birlikteysem şakacıyımdır. Normaldeyse sessizimdir. Yalnız olmayı seviyorum. Üyeler arasında eğlenceli şeyleri en az seven benimdir muhtemelen.

K Wave: Köpek yavrularıyla iyi anlaşmanın sebebi bu olabilir mi? Evde köpeklerle mi sohbet ediyorsun?
Taeyeon: Köpek yavruları beni seviyorsa ne yapabilirim ki? Delicesine seviyorlar beni.

K Wave: Bence kişiliğin albümüne de biraz yansımış.
Taeyeon: Evet. Solo aktivitelerim için hazırlanırken ne tür şarkıları söylemem gerek diye düşünüyordum ve sonunda havalı ve hesap yapılan şarkıların bana göre olmadığına karar verdim. Rahatlığı ve dürüstlüğü sevdiğim için bunlara benzer bir müzik göstermeye adadım kendimi. “Seksi kadın şarkıcı” hiç benlik değil, ben de BoA unnie değilim o yüzden bir performans sergilemeyi hayal bile etmedim. Henüz başlıyorum ve bu yüzden sadece başlangıç noktasına dönmeyi istedim, böylece boş bir kağıda çizim yapıyormuşum gibi hissedebilecektim. Bu yüzden ortaya böyle bir şarkı (I) çıktı.

K Wave: Şarkı seçerken bir yöntemin ya da bir standartın var mı?
Taeyeon: Her eğlence şirketinin bir ANR departmanı vardır. Bu kayıtları düzenleyen bir departman, ve bir kayıt tamamlandığında da birçok şarkı yazarıyla görüşürler. Bundan sonra ANR çalışanları ilk gözden geçirmeyi yapar ve şarkıyı bana dinletirler. Daha sonra da birlikte nasıl seçmeliyiz diye kafa yorarız.

K Wave: O zaman bu seferki Rain’i de öyle seçmiş olmalısın?
Taeyeon: Evet.

K Wave: Nasıldı? İlk dinlediğinde?
Taeyeon: İlk seferinde dinler dinlemez çok sevdim. Ritmini çok beğendim. Bana “Bu şarkıyı istiyor musun yoksa başka bir ekibe mi verelim?” dediler. Ben de “Hayır, kime verecekmişsiniz? Benim bu. Ben söyleyeceğim. Ben söyleyeceğim.” dedim hemen.(Gülüyor)”Bu tarz uygun olacak mı?” diye bir kez daha sordular. Yine “Ben resmen bayıldım ama?” dedim. Ama şirket ikinci şarkı Secret’ı pek sevmedi. O şarkının da benim olduğunu söyledim. Ne olursa olsun o şarkıyı söylemeye ihtiyacım var dedim ve şirket kazanamadı. Ve beklediğimden daha çok insan var o şarkıyı seven. Bu beklemediğim sonuca inanamadım. Tabii ki benim beğendiğim ama çok iyi işler yapmayan şarkılar da var.

K Wave: Pekala. (Hayranlar arasında) “Eğer Taeyeon beğenmediyse o şarkı hit olur” gibi bir söylenti yok mu?
Taeyeon: SNSD için öyleydi. Gee ve Oh! şarkılarını sevmedim. Ama bu şarkılarla promosyon yaptığımızda büyük bir ödül kazandık ve art arda 9 hafta 1. olduk. Neden benim beğendiğim şarkıların sonucu iyi olmuyor ki, merak ediyordum.

K Wave: Popüler olarak ilgi çekicilik ile artistik çekicilik arasında kalan şarkılar olmuş olmalı.
Taeyeon: Benim prensiplerimin popüler ilgi çekiciliğe uygun olduğunu düşünmüyorum. Halkın ilgisini çeken şarkıların sürekli tekrarlayan nakaratları oluyor, söylemesi de kolay oluyor tabii. Böyle şarkılardansa nerenin nakarat olduğunu ve nerede ikinci dizenin başladığını kestiremediğiniz şarkıları daha çok seviyorum. Olağanüstü olan şarkıları çok seviyorum.

K Wave: O zaman her çaylak şarkıcı gelip sana şarkısını söylemeli. Beğenmezsen hit olacak demektir.
Taeyeon: Bu sadece SNSD için geçerli. Hahaha

 

tumblr_o4x6ptsc6h1v7kh85o4_1280

 

K Wave: Bu şarkı hem duygusal hem de ritmik, dinleyiciyi içine çekmesi çok güzel. Taeyeon’un sesi güçlü bir şekilde yayılıyor. Sesin oldukça kuvvetli. Yüksek notalı bir şarkı ve enerjiyi hissedebiliyorsun diyebilir miyiz? Sana yumuşak şarkıların uygun olduğunu düşünürdüm ama bu şarkı da çok güzel olmuş.
Taeyeon: Kendi tarzımdansa, şarkıyla uyumlu bir şekilde seslendirebildiğimi düşünüyorum. Aslında bu çok da iyi bir şey değil. Kendime has bir rengim yokmuş gibi hissediyorum. Sesim ve kendi rengim pek uyumlu değil, o yüzden ne zaman şarkı kaydetsem “Ah, nasıl söylesem ki?” diye düşünüyorum. Çok zor. Tabii ki insanlar pozitif bir dille düşüncelerini iletiyor. Bana sürekli şarkıları belirli bir türe yapışık kalmadan ifade edebiliyor olmamın iyi olduğunu söylüyorlar. Böyle söylediklerinde iyi bir şeymiş gibi de duruyor. Ama ben diğer her şeyden çok zihinsel çöküş yaşıyorum. Hala.

K Wave: Şarkıcılar, idoller ya da SNSD çok ünlü, bu yüzden davranışlarınızı kısıtlamanız gereken çok alan var. Ama eğer böyle yaparsanız deneyim kazanmanız için
daha az fırsatınız olur ve duyguları ifade etmeniz zorlaşır.
Taeyeon: Bilerek çok fazla film izlememin sebebi bu işte. Film izlediğimde farklı farklı hisleri deneyimliyorum. “Ah, demek böyle insanlar da varmış” diyorum. Beklenildiği gibi, çok fazla kısıtlama var. Genç yaşta ünlü olup da böyle şeyleri özgürce tecrübe edebilenler var mı ki? İlk yetişkin yaşantıma başladığımda yetişkinlerle çok fazla iletişimim oldu ve çalışanların hikayeleri sayesinde çok şey öğrendim. Etkili olmuştu, genç bir yaşta acı çekmek. Bence acı çekmeye zamanın olması da önemli. Birazcık. Çok olursa sorun olur tabii ki.

K Wave: Ünlülerin de zihinlerini rahatlatmaları gerekiyor. Sen bunu nasıl yapıyorsun?
Taeyeon: Hala bir yolunu arıyorum. Ben tamamen ev kuşuyum, o yüzden yapabildiğim tek şey ara sıra üyelerle içmek oluyor. Ehliyetimi ve arabamı aldıktan sonra da öyle etrafta araba sürmeye başladım. Ama magazinciler beni takip ettiği için bırakmak zorunda kaldım. Buna bile sınırlama gelince ve ben de artık bilinçlenince artık arkadaşlarımı arayıp eve çağırıyorum ya da üyelerimle vakit geçiriyorum.

K Wave: Bu biraz üzdü. Evde ne yapıyorsun peki?
Taeyeon: İçiyorum, film izliyorum, cidden sakıncası olmayan şeyler işte. Yemek…(Bir anlığına duraksıyor). Sipariş vermem gerekiyor daha doğrusu. Yemek yapamıyorum. (Gülüyor)

K Wave: Pişirmekte iyi olduğun bir yemek var mı?
Taeyeon: Yemek mi? Mısır gevreği sayılır mı? Şu an Tiffany ile birlikte yaşıyorum. Tiffany’nin kişiliği ise çok fazla gezmeye müsait. Sağ olsun onun sayesinde dışarı çıkıp bir şeyler yapıyorum. Bilirsiniz işte, Amerikan arkadaşı kültürü. Ne zaman özel bir gün olsa hemen cupcake yapmamız gerektiğini söyler. Cupcakeleri yaparken de gelip bana da yapmam gerekenleri söyler. Ben de ona yardım ederim ve bitiririz. Kurabiye pişirmemiz gerektiğini söylediğinde ben de onunla birlikte kurabiye yaparım. Kart yazmamız gerekiyor dediğinde ben de bir tane yazarım. Ne olursa olsun birlikte yapmamız gerektiğini söyler. (Gülüyor) Bu yüzden en azından elimi hareket ettirmem gerektiğini düşünürüm.

K Wave: Kişiliği bulaşıcı değil mi? Ya da asimile olmuş mu?
Taeyeon: Mmm, bilemiyorum. Zevklerimiz biraz farklı. Ama biz çok uyumluyuz. Tiffany kırmızıysa ben maviyim. Ama müthiş bir şekilde uyumluyuz. Uzun zamandır birlikte yaşadığımız için galiba. Birlikte yaşamaya başlayalı neredeyse 10 yıl oldu. Başkalarını rahatsız etmiyoruz çünkü diğerlerinin hoşlanmayacağını biliyoruz. Diğer insanların hoşlanmayacağı şeylerden kaçınıyoruz ve birbirimizi çok iyi tanıyoruz. Onu eğlendirdiğimde de sınırımı biliyorum. Ve o sınırda bitiriyorum. Öfkeden delirse de onu rahatlatmak için ne yapacağımı biliyorum. Ama bunu da sadece o sınıra kadar yapıyorum. Yani yapmamazlık yapmıyorum. Yapıyorum.

K Wave: Üyelerle ilişkiniz hala çok güzel. Hala birlikte bir şeyler yapıyorsunuz.
Taeyeon: Ailemden daha uzun bir süredir ve daha çok onlarlayım. Kırsal bir yerden çok genç yaşta Seul’e geldim, o yüzden ailemden daha uzun bir süre yaşadım üyelerle. Hatta öyle ki, bir ay hiç görüşmesek ve bir ay sonra onları ilk kez görsem bile sanki daha dün birlikteymişiz gibi hissediyorum.

K Wave: Tiffany ile müzik zevkleriniz farklı mı?
Taeyeon: Bence dinleme zevkimiz aynı. Garip ama şarkıyı dinlemek ve söylemek çok farklı. Söylemesi çok kolay olan türler var, dinlemesi çok rahat olan diğer türlerden farklı olarak. Dinlememiz benziyor. Ama iş söylemeye geldiğinde istediğimiz tarzlar ve zevkimiz farklı.

K Wave: Bu aralar Rihanna dinlediğini duyduk.
Taeyeon: Yeni bir albüm çıkardığını öğrendim o yüzden dinliyorum. Böyle güçlü müzikleri seviyorum. Hip-hop, R&B, soul gibi türleri çok seviyorum. Ama eğer böyle müzikler yapmaya çalışsam hislerini verebilmem mümkün olur mu emin değilim.

K Wave: Yalnız olduğunda rap pratiği yapıyor musun?
Taeyeon: TaeTiSeo albümüne hazırlanırken rap partı vardı. Ama yapamadım. Benim söylemem gereken kısımdı ama ne zaman orası gelse ağzım bir türlü açılmıyordu. Ben de o partı Tiffany’ye pasladım. Stay isimli şarkıydı. Yapamadım işte. Çıkmadı bir türlü. Daha önce hiç yapmadığım bir şeyi niye yaptırmaya çalışıyorlar bana diye baya yakındım ve yalnızca bir kez denememi söylediler. Ama yapamayacağımı söyledim.

K Wave: O zaman Hip-Hop yapmak gibi bir düşüncen olmadığını söyleyebiliriz?
Taeyeon: Hip hop sadece rap değildir ki. Hahaha. Hip-hop, R&B vs. bir sürü tür var yani henüz vazgeçemem.

K Wave: Doğrusu I’da da Verbal Jint ile birlikteydin. Ve rap vardı.
Taeyeon: Benimle alay falan mı ediyorlardı emin değilim ama tekrardan menajer oppa bana rap yapmamı söyledi. Bir kadın rap partı da vardı. Bana rap yapmak benim için çok fazlaydı. Bundan da öte ilk albümüm için rapin uygun olmadığını düşündüm ve hala zamana ihtiyacım olduğunu söyledim. Şimdilik rapi bir kenara iteledik.

Kaynak: K Wave
İngilizce Çeviri: Sonexstella
Türkçe Çeviri: Gülsüm

[2016 Eylül] Yoona ‘Vogue Tayvan’ Röportajı

tumblr_od39p8td531t2k55eo1_500

 

Büyümek ve eğitimle geçen 9 yıldan sonra, ne kadar tarz değiştirirse değiştirsin, Yoona her zaman çaylak zihniyetini gösterdi bizlere. Sanki ilk kez karşılaşmış gibi, her an yepyeni bir Yoona oluyor.

SNSD’nin merkezi Yoona, Kore’de müthiş bir popülerliğe sahip kadın ünlü. Kendisini önce yaz zamanı Seul’de ziyaret ettik. Hafızalarımızda Yoona, ekrandaki o küçük sevimli kız. Bu Yoona’nın Vogue Tayvan ile ilk çalışması, ayrıca Vogue dergisinde de ilk kez kapak kızı oluyor. Kendisini sette ziyaret ettiğimizde basit bir tişört ve açık renk bir kot pantolon giyiyordu, şeritli örgü bir çanta takıyordu ve genç görünümlüydü. Zihnimizde kalan Yoona’yla aralarında pek de fark yoktu, bize tatlı tatlı gülümsedi ve biraz heyecanlı biraz da utangaç bakışlarla bizleri selamladı. Ne zamanki Yoona fotoğrafçıya yüzünü döndü, o anda bir geyiğinki gibi parlak ve iri olan gözleri aniden kameraya bakan güçlü bir karizmaya dönüştü. Cazibesini nasıl göstereceğini iyi biliyor ve farklı tarzlarda kıyafetler giydiğinde de farklı görünüşler sergileyebiliyor. “Sevimli” kelimesi artık onu tanımlamak için yeterli değil. Yoona’yla buluştuğumuz gün, hatırladığımız o genç kızdan öz güveni tam bir kadına dönüşmüş gibiydi.

SNSD resmi olarak 2007’de “Into The New World” ile çıkış yaptı. Sayısız yeni grubun ortaya çıkmasıyla bu Hallyu yarışında, Kore Müzik Endüstrisi’nde zirvede kalmayı sürdürebilen grup sayısı çok çok az oldu. Çıkışlarından bu yana 9 yıl geçen SNSD ise çoktan Kore Müzik Endüstrisi’nin zirvesinde yeri sarsılamayan bir grup oldu. Yoona da hem müzik hem de oyunculuk alanlarında çalıştı. Yoona ile bir röportaj yapmaya karar verdiğimizde henüz SNSD’nin 9’uncu yıl dönümü gelmemişti. Yoona gizlice “Tabii ki böylesine önemli bir etkinlik olan 9’uncu yıl dönümümüzü kutlamak için özel bir şeyler hazırlıyoruz. Ama şu an için ne olduğunu açıklayamam, minnettarlığımızı yansıtan bir şey olduğunu söyleyebilirim.” dedi.

Sonrasında ise 5 Ağustos’ta SNSD, 9’uncu yıl dönümleri için SONE’a bir hediye verdi: Sözleri Sooyoung’a ait olan “O Yaz / Yolculuk” isimli bir şarkı. Ayrıca tüm grup bu zamana kadar gösterdikleri destek için hayranlara teşekkür ettikleri bir video çekti. Videoda Yoona “Ne zaman sunbaelerimin 9 ya da 10uncu yıllarını kutladığını görsem hep ‘Vay~ Çok güzel!’ diye düşünürdüm ve işte, zaman bizim için de geçti. Gerçekten inanılmaz. SONE bizimle birlikte olduğu için çok mutluyum.” dedi.

“Geçip giden 9 yıla bakınca, beni derinden etkileyen bir an seçemiyorum. Çünkü ne zaman SNSD bir albüm yayınlasa, kalbimde çok fazla unutulamayan anı kalıyor. Son zamanlarda farklı aralıklarla SNSD videoları izliyorum, birden nostaljik hissetmeye başladım. Bir yandan albüm yayınlayınca hit bir şarkıyla ve sahnedeki performansımızla herkesin bizi tebrik ettiği zamanları özlüyorum. Diğer yandan ise çok fazla büyüdüğümü hissediyorum, tabii yaşlandığımı da. (Gülüyor) Geçmişteki halime şöyle bir baktığımda, tüm o değerli anılarda “Geçmişteki Yoona ne kadar da genç!” diye düşünerek iç çekiyorum. Her nasılsa son zamanlardaki kendime baktığımda da yeni bir ben görüyorum. Geçmişteki ya da şu anki ben… Çok uzun bir süre geçmemiş gibi olsa da yeni bir atmosfer oluştuğu için, Yoona’ya farklı bir açıdan bakmamı sağlıyor. 
Çıkış zamanımızdan şu ana kadar kendi geçmişimi düşündüğümde bence en büyük değişim, ilk başladığım o zamana kıyasla şu an işteyken daha rahat hissediyor oluşum. Hatta şu an hala heyecanlı hissediyor olsam da kendi kendime rahatlamaya çalışmam ve doğal bir yüz ifadesi takınmam gerektiğini söylüyorum. Sanıyorum ki bu 9 yıl boyunca değiştiğimi hissettiğim anlardan biri bu. Ve şimdi, tüm SNSD üyeleri farklı alanlarda aktifler, geçmişte hepimiz birlikte yaşar ve birlikte çalışırdık. Ama bu sefer dizi çekimlerim için Çin’e gittiğim zaman, rahat bölgemden dışarı çıkmışım ve cesurca yeni bir işe başlamışım gibi hissettim.
Bu benim Çin’de uzun süreli çekim yaptığım ilk seferimdi. Başlarda korkmuş ve endişeli olmak yerine heyecanlı ve beklenti doluydum. Ve önceden Çinceyi öğrenmiş olduğum için o dilde iletişim kurmak bana pek de yabancı değildi. Ne söylendiğini anlamadığımda personeller ve diğer oyuncular sabırla bana açıkladılar, sanki Çince öğretmenlerimmiş gibi beni yüreklendirmeye çalıştılar ve benimle yavaşça konuştular. Böylece Çin’de yaşamaktan ve çalışmaktan memnundum, ayrıca bu durum Çincede olan hakimiyetimin de gerçekten çok hızlı gelişmesine yardımcı oldu. Tabii ki hepsinden öte orada çok fazla lezzetli yiyecek vardı. Yani SNSD üyelerimi özlesem de Çin’de kaldığım süre boyunca hayranlardan gördüğüm destek sayesinde kendime güvenebildim ve güç toplayabildim.”

Yoona’nın Çincesini böyle hızlı geliştirmesi gerçekten çok popüler oldu. Başlarda basit Çince kelimelerle kendini ifade etmeye çalışırken şu anda yanına çevirmen olmadan televizyon programlarındaki insanlarla iletişim kurabiliyor. Çin’deki solo hayran buluşmasında Yoona “A Little Happiness”“Red Bean”“The Moon Represents My Heart” ve “Manual of Youth” şarkılarını doğru bir telaffuzla seslendirdi. (Ç/N: Şarkı isimlerinin üzerlerine tıklayarak Yoona’dan şarkıları dinleyebilir ve çevirilerini izleyebilirsiniz.) Hatta bizimle yaptığı röportaj sırasında da iletişim kurmak için Çince kullanmaya çalıştı ve soruların içeriklerini bir çevirmen yardımı olmaksızın anlayabildi. Ünlü söz “Bebekleri kalpleri acıdır ama bebekler söylemezler” gibi kalbiyle ezberleyebiliyor, Çinceye olan hakimiyeti şok edici ve takdire şayan. Yoona ortaokul zamanlarından beri Çince öğrendiğini açıkladı, hatta bir stajyerken bile öğrenmekten vazgeçmemiş. Bu dizi çekimi sayesinde Çince ile daha çok haşır neşir olunca personellerle pratik yapıp daha çok Çince film izlemiş, Çincesini en hızlı yoldan geliştirmek için telaffuzları doğru öğrenebilsin diye Çince şarkılar dinlemiş. Hatta şu an Çinceye oldukça hakim olsa da en büyük isteği, gelecekte kendi kısımlarını doğrudan Çince olarak söyleyebiliyor olmak. Çincenin yanı sıra Yoona yemek yapmakta da iyi. Bu durumu “Gençliğimden beri çok fazla yemek programı izlediğimden sık sık yeni tarifler deniyorum. Eskiden zamanım olduğunda bana öğretmesi için öğretmen bile aramıştım. En iyi olduğum tarif ise, eminim ki herkes çok iyi biliyordur, daha önce televizyonda gösterdiğim “Yoong Yoong jimdakk”. Son zamanlarda evde körili tarif yapıyorum ve birçok farklı tarif deneyerek tarzımı daha çok geliştirmeyi umuyorum.” diye açıklıyor.

 

tumblr_od39p8td531t2k55eo10_250

 

Hayranların gözünde Yoona tanrıçalığın bir simgesi. Tatlı tatlı gülümsüyor ve diyor ki: “Aslında perde arkasında sıradan bir kızım ben. Bu yoğun programın arasına vakit buldukça kahve içmeye gidiyorum, güzel bir yemek yiyorum, eğleniyorum ve rahatlamak için arkadaşlarımla, ruhumu canlandırıp iyileştirebilecek olan üyelerle geziye gidiyorum. Eğer bunlara zamanım yoksa ruh halimi değiştirmek için müzik dinliyorum. Özellikle o günkü ruh halime uygun olarak farklı türde müzikler dinlemeyi seviyorum. Ruh halim iyi olduğunda ruh halimi daha da canlandırsın diye bizim “Party” şarkımız gibi yüksek tempolu şarkılar seçiyorum, herkese tavsiye ederim. Ve ruh halim düşük olduğunda da ruh halimi dinginleştirsin diye sakin şarkılar seçiyorum. “

“Ayrıca bir geyiğe benzediğimi düşünüyorum, böyle tatlı bir his. Ama böyle sevimli, güzel gibi sıfatlardansa umarım insanlar benim karizmatik yönümü de görebilir.”

Yoona’ya kendisini hangi hayvana benzettiğini sorduğumuzda sinsice bize soruyla geri döndü: “Siz ne düşünüyorsunuz?”. Biz de ona kendisini sevimli, küçük bir geyiğe benzettiğimizi söyledik, ayrıca SNSD hayranları da böyle düşünüyor değil mi? Yoona mutlu bir şekilde cevapladı: “Ben de geyikleri çok seviyorum ve kişiliğimin de bir geyiğin karakterine uyduğunu düşünüyorum, sevimli bir hisleAma böyle sevimli, güzel gibi sıfatlardansa umarım insanlar benim karizmatik bir kişi olarak görebilir. Sevimliden ziyade diğer yanlarımı da görebilsinler diye umut ediyorum. Bu yüzden lütfen bana ‘karizmatik geyik’ diyin! Her zaman örnek öğrenci olarak görüldüm ama aslında içimde oynamayı seven bir yönüm de vardı. İnsanlar benim her zaman uslu tarafımı görüyormuş gibi ama ara sıra ben de küçük çılgınlıklar yapmak istiyorum. Mesela eğer imkan olursa ekstrem sporlar denemek istiyorum. Ama! Bungee jumping benim asla yapamayacağım bir şey! (Gülüyor) Denemek istediğim çok fazla şey var, yapmadan önce biraz korkacak olsam da denemek için elimden gelenin en iyisini yapmak istiyorum.”

SNSD’nin gelecek 10’uncu yıl dönümü için Yoona “O zamanı SNSD üyeleri ve hayranlar ile geçirmeyi bekliyorum, eğer birlikte anlamlı hatıralar edinirsek harika olur. Şu anda 10’uncu yıl fikri henüz aklıma gelmemiş olsa bile insanlar “Seneye 10’uncu yılınız olacak!” dediğinde 10’uncu yıla yaklaştığımı hissederek gözlerimi kocaman açıp vaayy be diye hissediyorum. Diğer hoobaeler bizi sunbae olarak selamladığında benim de artık bir sunbae olduğum kafama dank ediyor.” diyor.

Son olarak Yoona Tayvanlı hayranlarına da destekleri için teşekkür etmeyi unutmadı. “Ne zaman buradaki bir etkinlik için kendi başıma ya da konser için üyelerle birlikte Tayvan’a gelsem, Tayvan’daki SONElar ellerinden geleni yaparak ne olursa olsun bize desteklerini gösteriyor. Bu her zaman bana samimi geliyor ve duygulanıyorum. Sadece “Şimdi Girls’ Generation! Gelecekte Girls’ Generation! Sonsuza dek Girls’ Generation!” bağırışımızdaki gibi hayranlarda bizimle birlikte sonsuza dek yürür.”

 

tumblr_od39p8td531t2k55eo5_250

 

 **** Editör Notu ****

Hiçbir yerde karşınıza çıkmayacak bir şans olan Yoona ile çalışma fırsatı verildi bize. Ve onun sadece sevimli olduğu yönündeki düşüncelerimiz yerle bir oldu.

Yoona’nın meşgul programı arasında, bizimle bir çekim yapmak için azıcık bir boşluk vardı. Çekimin tüm detayları ve iletişim çalışmaları gibi şeyler 2 haftadan daha kısa bir sürede halledildi. Bu bizim birlikte ilk çalışmamız olduğu için çekim detayları ve kostümler hakkındaki iletişimlerde ekstra dikkatli davrandık. Bundan önce birçok uyuşmayan şeyler ve endişeler olsa da sonunda Yoona’nın saçı ve makyaj stili hakkında aynı zaman aralığında hemfikir olabildik, fotoğrafçılar da bizim programımıza uydu. Vogue ekibi ve Yoona’nın buluşması kaderimizde varmış gibiydi.

Çekimler başlamadan önce Yoona’nın ekibindeki personellerden kendisinin daha çok utangaç bir yönü olduğunu duyduk. Ama sete geldiğimizde birden o sevimli ve parlak gülümsemesi her iki tarafın da yabancımsı hislerini silip attı. Sevimli ve içten Yoona’nın kalplerimizde bıraktığı (etki) buydu işte.

Geçmişte Yoona’yla böyle yakından iletişim kurma fırsatımız olmamıştı. Geçen sene bir markanın mağaza açılış etkinliğinde Yoona’yı gördüğümü hatırlıyorum. Röportaj yaptığımız esnada ben masadan uzaktaydım, ses mikrofona ulaşsın diye uzanmak için elimden geleni yapıyordum. Gözlerimiz buluştuğunda Yoona gülümseyerek başını eğip mikrofonumu masasına yakın koymam için bana gizlice yardım etti. Çok ufak bir jest olsa bile, bu düşünceli hareketini hatırlamama yetiyor. Birlikte geçirdiğimiz bu tüm gün boyunca Yoona benim kalbimde sevimli bir kızdan, elinden gelenin en iyisini yapan ve güçlü bakışları olan bir kadına dönüştü. Kameranın karşısında cazibesini nasıl gözler önüne sereceğini biliyor, farklı tarzlarda kıyafetler giydiğinde de farklı görünüşler sergileyebiliyor. Bir sonraki tarza geçmek için emin olmadan önce dikkatlice her fotoğrafı tek tek inceliyor. Kendisini ifade etmek için öğrendiği Çince kelimeleri kullanmak için çok çabalıyor ve soruları cevaplarken diğerleriyle göz kontağını sürdürüyor.

Yoona çoktan Kore  Eğlence Endüstrisi’nde zirvede ama asla boş vermiyor, sadece daha çok insanın cazibesini görebilmesini umuyor. Ve bu fotoğraf çekimi aracılığı ile kendisinin farklı yönlerinin ve etrafa yaydığı o ışığın diğerlerinin görmesini sağladı.

Kaynak: Vogue Tayvan
Yükleyen: Yoonachina
Eng Trans: Mystarmyangel@tumblr
Çeviri: Gülsüm

[2016 Eylül] Taeyeon CeCi Röportajı

tumblr_oc5uy2ir011v7kh85o1_540

 

 

“Bu bizim üçüncü buluşmamızdı. Şimdiye dek asla ilk olarak konuya giren ve çok şey anlatan biri olmadı kendisi. Bu yüzden Taeyeon kendisine daha çok soru sormak istediğimiz, neler düşündüğünü daha çok merak ettiğimiz biri. SNSD ile çıkışından beri pozisyonu asla sarsılmadı. İlk mini albümü I’ı yayınladıktan sonra solo aktivitelerinin resmi olarak başlamasıyla halkın gözünde daha da favori bir görünüm kazandı. Birisi bunu böyle anlatmıştı. Taeyeon en çok şarkı söylemeyi seven sahici bir kişilik, bunu duyduktan sonra insanların ona kesin bir kalıptan bakabileceğini düşündüm: Bir kız grubu lideri ve ev kızı dedikoduları dönen biri. Çekim yerine geldiğinde “Sizi görmeyeli epey oldu!” dedi ve gülümseyerek bize halimizi hatrımızı sordu. Ve Taeyeon’la makalemize başladık, kim demiş çekimler hala zormuş da röportaj kısmında keyif alıyormuş diye?”

Soru: Bize defalarca çekimleri zor bulduğunu söyledin ama buna inanması güç çünkü çekimlerin hepsi birinci kalite.
Taeyeon: Teşekkür ederim. (Gülüyor) Doğrusu şimdiye dek SNSD aktiviteleri sayesinde edindiğim tecrübeleri ve geçirdiğim zamanı göz ardı edemezsiniz, yani ne olursa olsun güzel bir sonuç alınmalı bu yüzden uğraşıyorum.

Soru: Daha önce de bize söylediğin gibi WHY albüm konsepti sevimliydi, hatta fan olmayanların gözünden bile. Bize göre sana en iyi yakışan görünümdü.
Taeyeon: Aslında normalde üyelerin de çektiği çok fotoğrafım var. Eğer fotoğraf çekmeyi seven bir üyeyse, Tiffany de dahil, çok fotoğrafımı çekiyor benim, günlerce memnun oluyorum. (Gülüyor) Bir sürü komik fotoğraf uygulaması var böylece bunlarla eğleniyorum öyle.

Soru: Birlikte birçok çekim gerçekleştirdik ve hiçbir zaman ekibin ayarladığı saçı, makyajı beğenmemezlik yaptığını görmedik. Bu kadar mı özgüvenlisin? (Gülüyor)
Taeyeon: Özgüvenden çok, mümkün olduğunca size emanet etmeye daha meyilliyim. Şunu düşünmeyi seviyorum: Onlar en iyisini bilir ve beni en iyi şekilde hazırlarlar. Beni uzun zamandır gören ve kendi alanlarında uzman olan personellerin sözlerine güveniyorum. Bende kullandıkları renkler her ne olursa olsun veya beni nasıl giydirirlerse giydirsinler benim işim bütün bunları güzelce yansıtmak. Güzelce göstermeliyim. Eğer sonuçlar iyi olmazsa öğrenilecek yeni bir konu çıkmış demektir.

Soru: Ama sonuçlar geldiğinde, alacağın tüm geri dönütler Taeyeon adı altında olacak.
Taeyeon: Sadece onlara güvenmek eğilimindeyim. Bilhassa bugünkü gibi makale çekimlerinde; her günkü görünüş gibi kolay değil. Bu göze çarpan ve tasarlanmış bir görünüş, bu yüzden “Bu yeni bir tarz denemek. Eğer şimdi yapmayacaksam bir daha ne zaman şansım olacak ki?” kafasında oluyorum.

Soru: Araştırdık ve gördük ki pek fazla röportajın yok, ama seni televizyon programlarında görmek daha kolay. Bu senin için daha mı kolay?
Taeyeon: Benim böyle önceden belirlenmiş şeyleri istememek gibi bir meyilim var, doğallığı tercih etmek benim yaradılışım.Çekimler ve röportajlar için mekanın halinin büyük bir etkisi var. Televizyon programlarında öyle özel bir kurguya ihtiyaç yok, gerçekten ne oluyorsa o akış gösteriliyor, bu yüzden benim kişiliğime daha çok uyuyor.

Soru: Eğer bir insan olarak Taeyeon’un bir tane ana niteliğini seçecek olsan, nasıl açıklardın?
Taeyeon: Doğrusunu isterseniz kendimi çok iyi tanıyıp tanımadığımdan emin değilim, ama normal hislerim biraz inişli çıkışlı. Çevreden ve ruh halimden etkilenmeye çok müsaitim, bu yüzden tahmin etmesi benim için bile zor. Kendimi bir kelimeyle tanımlamam çok güç. Bence sürekli benimle olan üyeler beni iyi tanıyordur. Su nasıl akar yolunu bulursa ben de öyle akışı takip eden bir insanım.

Soru: Ancak işin doğal kalmanı zorlaştırıyordur. Mükemmel performanslar sergilemek için çok efor sarf ediyor olmalısın.
Taeyeon: Doğru. Bu yüzden sahnede olduğum her an çok heyecanlı oluyorum. Size verilen o kısa süre zarfında kendinizi ifade etmek zorunda olduğunuz bir iş bu, zorlandığım zamanlar oluyor. Ama işimi yapmaya devam ettikçe, bu süreçte kişiliğim ortaya çıkıyor. Hatta şarkı söylediğimde, bütün duyguları bir seferde dökmek yerine olayı akışına bırakarak duyguları yansıtmaya çalışıyorum.

 

tumblr_oc5uy2ir011v7kh85o2_540

 

Soru: CeCi’nin 2014 Ocak sayısında da sen vardın. Aslında çok uzun bir süre geçmedi üstünden ama bu 1-2 senede kesinlikle olgun bir havan olmuş.
Taeyeon: Kendi kendime birçok karar vermek zorunda olduğumdan beri biraz daha soğukkanlı oldum. Aslında bu benim gibi rengi belli olmayan bir üye için zor bir şey.

Soru: Rengi belli olmayan derken neyi kastediyorsun?
Taeyeon: Mesela Tiffany ile gerçekten çok yakınız ve kalplerimiz de birdir. Ama zevklerimiz farklı. Tamamen zıt hatta. Söz konusu renk ya da şekil gibi şeyler oldu mu Tiffany ne istediğini ve onu tam olarak nasıl ifade edeceğini çok iyi bilir. Ben biraz kararsızımdır ve karar vermekte zorlanırım, bu yüzden ne istediğimi net bir şekilde söyleyemem. Bazen kendim gibi olmuyorum. Ama solo aktivitelerime başladığımdan beri tüm personeller sadece benimle ilgileniyor ve olan biten tüm işlerin tam merkezinde ben varım; bu yüzden liderlik edip birçok karar vermek zorunda kaldım. Çok zordu ama artık karar verme metotlarını hallediyorum. Önemli olmayan şeyleri boşvermem ve önemli olanları da nasıl kontrol etmem gerektiği hakkında çok şey öğrendim.

Soru: Buna rağmen solo aktivitelerin eğlenceli mi?
Taeyeon: Sahnedeyken eğlenceli. Ama sahneden indiğimde kafam karman çorman oluyor, doğru mu yaptım ya da gelecek için neler hazırlamam gerekiyor gibi düşünceler doluşuyor. Tepkilerini görmek için personellere bakıyorum.

Soru: Liderlik etmeyi ve karar vermeyi eğlenceli bulan insanlar vardır, tabii sıkıcı bulan da. Taeyeon hangi tarafta yer alıyor?
Taeyeon: Şu an bence benim öğreneceğim şey daha çok. Her şeyi kendi kendime yapmaktansa seçmek ve karar vermek için yardıma ihtiyaç duyduğum bir sahnedeyim. Her şeyi kendi kendime çok iyi yapıyormuşum gibi görünebilir ama bu doğru değil. Çok korkuyorum aslında.

Soru: Başarısızlık korkusu mu? Sonuçlar kötü olursa diye mi?
Taeyeon: Tam olarak değil. Pişman olmaktan korkuyorum. Sahnede kendi kendime durduğumdan, kendime yakışanı seçer ve iyi yaparsam tamamdır, ama kararım yanlış da olabilir. Bu korku pişmanlıktan. Sonuç olarak, bana objektif bir açıdan bakabilecek birine ihtiyaç duyuyorum ve bence bu geri dönütleri aktif bir şekilde toplamak için doğru bir şey.

Soru: “Starlight” şarkısı “Aşk harika bir şey…” diye başlıyor. Taeyeon’un hayatında şu aralar harika olan şeyler nedir?
Taeyeon: En önemli şey solo konserim “Butterfly Kiss”ti. Dinleyicilerin yüzlerini görebildiğim için belki de şu an sahnede rahat olabiliyorum. Düzenli olarak konserler oluyordu ama bu seferki farklıydı. Direkt olarak konuşmasak da yüzlerini gördüğümde birlikte iletişim kurabildiğimizi hissedebildim ve bu beni gerçekten mutlu etti. Hatta hayranlar daha çok gülümsüyormuş gibi hissettim ve eskisinden daha farklıydı. Bence benimle birlikte eğlendiler.

Soru: SNSD’nin çıkış sahnesini ve senin sahnede ilk kez solo bir sanatçı olarak durduğun anı kıyasladığımızda hangisi seni daha çok titretti?
Taeyeon: Tabii ki solo aktivitelerimin ilk sahnesi. Üyelerle birlikte olduğum zamankinden çok farklıydı. Şimdiye kadarki tüm tecrübelerim yok olmuş da sanki en baştan tekrar başlıyormuşum gibi hissettim. Normalde pek titremediğimi düşünmüştüm ama sahnede hevesli bir şekilde durmak istedim, “I” için ilk kez sahnede durduğumda ise o kadar çok titredim ki mikrofon sallanıyordu. Hatta şu an düşündüğümde bile titriyorum.

Soru: Geçen sene Amber’in “Shake That Brass” şarkısında göründüğünden beri dinlenmeksizin promosyonlarına devam ediyorsun. Hatta meşgul olduğunda ifaden öncesine göre daha rahat gözüküyor.
Taeyeon: Özel bir değişim olmadı. Her zaman hazırlandım ve şarkı söylemek için sahneler aldım, ama sosyal medya ile hayranlarla konuşmamdan sonra hislerimin etkisi oldu. Eğer sadece kişiliğime bakarsanız, her şeyi göstermektense bazı şeyleri kendime saklamayı tercih ediyorum. Ama hayranlara teşekkür ederim; hayranların istediği şeyleri, kendi istediğim şeyleri yapmam ve ileriye yönelmem gerektiğini hissettim. Söz konusu müzik olduğunda ise çekingen bir kalple projeleri reddetmemem gerektiğini düşünmeye başladım, eğer nere olursa olsun yapabileceksem daha çok orada burada kendimi göstermeliyim. Düetleri daha rahat kabul edebildim ve şarkılarda rol alabildim.

Soru: Kalbin hayranların istediği şeyleri yapan türden bir sevgi istiyor.
Taeyeon: Ebeveynlerinizden övgü duymak için okulda çok çalışmayı ve iyi notlar almayı istemek gibi bir şey. İyi notlar alıp herkese göstermek istiyorum. Hayranlar birlikte 10 yıl geçirdiğiniz arkadaşlar gibi, ebeveyn-çocuk ilişkisindeki gibi sonsuz ve birbirine bağlı kalplerle birlikte. Yiyeceklerimden sağlığıma kadar bana adadıkları o büyük kalplerini hissedebiliyorum. Tabii ki çok endişe de duyuyorlar. (Gülüyor)

 

tumblr_oc5uy2ir011v7kh85o3_540

 

Soru: Bir kız grubu üyesi solo olarak çıkış yaptığında, genellikle gururla seksi konsept yaptıkları gözleniyor. “I” ile kendin hakkında ne tür endişelerin olduğunu merak ediyoruz, hem de şarkı aşk hakkında bile değilken.
Taeyeon: İşim ile halkın ve sayısız insanın önünde çalıştım, ama aslında yalnızım ve kendi pozisyonum var. Hangi rengin bana en çok yakışacağı hakkında çok düşündüm. Kendim gibi bir şeyler yapmayı istediğimi düşündüm, durgun ve doğal. Hangi türü seçeceğim ve melodinin nasıl ifade edeceği hakkında çok kafa yorduk. Ve doğrusunu isterseniz, “seksi” benim çok iyi ifade edebileceğim bir kelime değil. (Gülüyor)

Soru: Kendi hikayesini olduğu gibi anlatabilen bir sanatçı olduğunu, büyüdüğünü hissettik.
Taeyeon: Solo çıkış yapacağımı duyurduğumda insanların tahmin edebileceği bir yanım vardı. OST’lerdeki gibi çok fazla aşk ve duygusallık içeren yavaş şarkılar. Ama aslında yapabileceğim çok fazla farklı tür vardı ve ben de henüz göstermediğim bir yönümü göstermek istedim. Şarkı olarak belirli bir türü tercih ettiğimden değil, sizlere farklı şarkılar dinletmek istedim.

Soru: Şarkı olarak 10’uncu yılında olan ve ileride de devam etmek isteyen 28 yaşındaki Taeyeon’un yolu nedir?
Taeyeon: Bilmiyorum. Bu soruyu tekrar ne zaman duyarım bilmiyorum ama eğer şu andan konuşacak olursam, müzikten başka bir şeyi asla düşünmedim. İleride de; kolay, doğal ve sakin yoldan müzik yapmaya devam edeceğimi düşünüyorum, risk alıp ölçüyü kaçırmadan ve şarkıları dikkatlice seçerek. Görkemli bir cevap mı bekliyordunuz?

Soru: Hayır. Basit ve doğal olduğunu söyleyip duruyorsun ama şimdiye dek başarılı oluşun olağanüstü. Korkmana gerek olduğunu düşünmüyoruz.
Taeyeon: Daha fazla korkamayacağım zamanların gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Eğer durum değişirse insanın da adapte olması için değişmesi gerekir. Çok çabalayacağım, böylece tepkime gereksinim duyulan şeyleri gözlemleyeceğim.

Soru: Bugünlerde evde ne yapıyorsun? Çokça internet ağzı biliyorsun ve onları doğru zamanda doğru yerde kullanıyorsun.
Taeyeon: Film ve televizyon programlarını izlemek için VOD servisini kullanıyorum. Hayranlar bana bolca internet lafları öğretiyor. Sosyal medya kullandığımda bunları hayranların tepkilerinde görebiliyorum, hayranlarla iletişime geçmek için de yorum atıyorum. Bunu ne zaman yapsam son zamanlardaki gençlerin dilini öğreniyorum. (Gülüyor) Omuzlarının üzerinden (baka baka) öğreniyorum.

Soru: Kız hayranlar senin güzellik rutinlerini çok merak ediyor. Senin değişmeyen “Peri Güzelliği”nin sırrı nedir?
Taeyeon: Aslında son zamanlarda eskisi kadar cildime özen gösteremedim. Evde paket şeyleri kullanıyorum. Ciltten çok detoks ve vücut pozisyonunu düzeltme gibi şeylere merak saldım. Konser için hazırlanırken dayanıklılığımı güçlendirmek için bir süre egzersiz yaptım. Ama her insan farklı olduğundan bazıları için egzersiz yapmak çok efor sarf edici olabiliyor. Kan dolaşımı ve bedenimi daha dayanıklı hale getirmeye daha çok odaklanıyorum.

Soru: Son olarak CeCi sayfalarında bırakmak istediğin söz nedir? Her şey olur.
Taeyeon: Çok geniş bir konu. Ne güzel olurdu ki? Ah, “Doğal ve sakin, tıpkı su akışı gibi” bu sözleri yazın. (Gülüyor)

*********

“Tiffany ile ikimiz Amerika’ya daha önce seyahat ettik. Florida’da Disney World’e gittik. İkimiz de Walt Disney’in çok büyük hayranıyız. Bunu birlikte planladık ve hazırlandık, menajer ya da başka birinin yardımı olmadan. Tek başınıza seyahat etmek yeni bir deneyimdi. Çok fazla anı edindik, ve benim için o gezi en hatırlanası gezi oldu.”

Kaynak: CeCi,  DC Inside
Eng Trans: Sonexstella
Çeviri: Gülsüm