Seohyun GRAZIA Eylül Sayısı Röportajı

tumblr_ocaa11jUQT1v7kh85o4_400.png

 

“Seohyun, kimsin sen?”

Kameralara alışılmadık bir şekilde yakalanan bir kadın. Ona doğrudan dikkatlice baktığınızda, uzun bir süre sonra Seohyun’un gerçek kendini görebildik.

“Çıkış yaptığımız o ilk günlerde, nasıl uygunsuz olmamak için çok uğraştıysam, bugünlerde de nasıl rahat olacağımı öğrenmek için öyle uğraşıyorum.”

Soru: SNSD Seohyun olarak yaşamak nasıl hissettiriyor?
Seohyun: Hahaha. Aynı gibi. Çok farklı bir şey yok… Destek de var karşı çıkan da.

Soru: Karşı çıkan mı?
Seohyun: Çok olmuyor ama bazen insanların engellemeye takıntılı olduğu zamanlar var. İnsanların daha beni tanımadan “Seohyun şöyle şöyledir.” diye ön yargılı olduğu çok örnek var. Başka bir yönden iyi bakış açıları da oluyor ama diğer bir yandan bu yüzden çok fazla pişmanlık da duyuluyor.

Soru: Şimdiye dek bize gösterdiğin görünüşünden çok mu farklısın?
Seohyun: Eğer benimle zaman geçirirseniz düşünceleriniz hemencecik değişiverir. Ama ilk tanıştığım insanlara benim hakkımda şimdiye kadar ne biliyorlarsa onu göstermem gerekir, her şeyi değil. Bu yüzen çoğu zaman “Bir kez daha mı en baştan başlamam gerekiyor?” diye düşünüyorum. (Gülüyor) Neyse ne, bu ayrıca olduğum kişinin bir parçası ve ben bunu seviyorum. Haha

Soru: Gerçek Seohyun’un sahip olduğu görünüş nasıl bir tarza sahip peki?
Seohyun: Beni çok iyi tanıyan insanlar kişiliğim için dürüst ve eğlenceli diyor. Ayrıca komik olduğumu da söylüyorlar. Bazen de tuhaf olduğumu. Ama bunlar ilk başta gösterebileceğiniz yanlarınız değil. Önceleri biraz utangaç olurum. Dürüst olmak gerekirse şimdiye dek gördüğünüz imajımdan farklı olarak aslında aptal biri olmaya daha yakınım. (Gülüyor)

Soru: Ne olursa olsun Seohyun diyince, akıllı maknae imajın çok güçlü. Görünen o ki erdemli bir hayat yaşadın, peki hayatında tecrübe ettiğin en büyük yoldan çıkma anı neydi?
Seohyun: Mmm… Geçenlerde Amerika’ya seyahat ettiğimizde araba sürmeye kalkıştım!

Soru: Araba sürmek pek yoldan çıkmak gibi değil sanki?
Seohyun: Ama ne zaman araba süreceğim desem, insanlar en başından beni sürmemeye ikna etmeye çalışıyor. Şehir merkezi olarak LA de araba sürmek için pek kolay bir yer değil gibi.

Soru: Amerika’da trafik yasaları da bizim ülkemizden çok farklı gibi.
Seohyun: Evet. Sola dönüyorum sinyali vermeden sola dönmeniz gerekiyor. Araba süreceğim dediğimde Amerikan arkadaşım bunun ciddi manada çok tehlikeli olduğunu söyledi ve içime bir korku saldı. Dediler ki eğer polis arabamı kenara çekmemi söylerse arabayı yolda durdurmam ve ellerim başımın üstündeyken arabadan çıkmam gerekiyormuş. Hatta bunun provasını bile yaptım. Haha.

Soru: Sürüş nasıl hissettirdi peki?
Seohyun: İyi bir ruh halindeydim, üstü açık bir arabada hız yaptım. Trafik kurallarına da güzelce uydum. Kazasız belasız geri geldim. (Gülüyor)

 

tumblr_ocaa11jUQT1v7kh85o3_400.png

 

Soru: Menajer olmadan yalnız başına seyahat ettiğini duyduk?
Seoyun: Menajerlerin her zaman yardım etmesini ve korumacı olmasını seviyorum ama bu beni biraz da endişelendiriyor. Zamanı gelince her şeyimi menajerler olmadan kendi başıma yapmam gerektiğinde ne yapacağım diye endişeleniyorum, bu benim hayatım olacak. O yüzden körü körüne öylece gittim. Oraya gittiğimde sorunları teker teker çözmem gerekince şaşırtıcı bir şekilde eğlenceli oldu.

Soru: Yakında yeni dizi <Moon Lovers: Scarlet Heart Ryeo> yayınlanacak. Kadroda birçok genç ve popüler star var, çok ilgi çekiyor.
Seoyun: Oyuncular birbiriyle çok güzel uyum sağladı cidden ve setteki atmosfer sanki üyelik eğitimi gibi. Açık havada çekilen çok fazla sahne var, bir kez bir araya gelince birkaç gün birbirimizin yanında kalıyoruz. O yüzden otomatik olarak yakınlaştık.

Soru: Çekimlerden sonra herkes toplanıp takılmakla meşgul olsa gerek.
Seohyun: Benim karakterim 7’inci bölümde geliyor bu yüzden ben çekimlere garip bir zamanda başladım. Diğer oyunculara kıyasla daha geç katılmam pişmanlık vericiydi. Ama herkes mutlu bir şekilde “Neden şimdi geldin sen?” diyerek selamladı beni, böylece alışmak benim için de güzel oldu. (Gülüyor)

Soru: Erkek oyuncuların (tepkisinin) oranı olağanüstü büyüktür diye düşünüyorum.
Seohyun: Hahaha. Herkes çok kibardı ve hepsini sevdim cidden.

Soru: Bu sefer nasıl bir karakterle karşılaşacağız?
Seohyun: Baekje’den sonraki son prenses, Woohe rolündeyim. Baekje’nin çöküşünü getiren Goryeo Taejo’suna suikast düzenlemek için prenses kimliğinden vazgeçmiş bir karakter. Onu öldürmek için gisaeng olarak içeri sızıyor. Bıçak dansı yaparken.

Soru: Yoksa sonunda erotik hisler uyandıran bir Seohyun ile mi tanışıyoruz?
Seohyun: Hahahaha. Erotik hislerden çok tehlike içeren dik bakışlarla tanışmanız daha mümkün gibi. Ne olursa olsun onu öldüreceğimi söyleyen dik bakışlar  (Gülüyor)

Soru: Gerçekten hayal edemiyoruz.
Seohyun: Bir katil ya da casus benim gerçekten oynamak istediğim bir roldü. Yani dileğim sonunda yerine getirilmiş oldu. Bu iş için at binme ve bıçak dansı öğrendim, bunun için minnettarım çünkü eğlenceli hobiler edinmiş oldum. At binmeyi kendime çok uygun buldum. Hatta atla çok yakın olduk, o atı onlardan satın almak istediğimi söyledim (Gülüyor)

Soru: Şaşırtıcı bir şekilde aktif olmalısın.
Seohyun: Dengeli olmaya yatkınım. Etrafta gezinmeyi seviyorum ama eğer evde yalnız olmak istiyorsam da evde kendi başıma zaman geçiriyorum. İzinli olduğum günlerde arkadaşlarımla buluşuyoruz ve Han Nehri’ne gidiyoruz. Ya da orada burada keşfe çıkıyoruz.

Soru: İnsanlar seni fark etmiyor mu?
Seohyun: Şaşırtıcı ama cidden tanımıyorlar. Belki de bol kıyafetler giyip maske taktığım içindir.

Soru: “Ne~ Bu Seohyun olabilir mi?” diye düşünüyor olmalılar.
Seohyun: “Ah? Şu kız Seohyun’a benziyor.”, “Hey, imkansız… Seohyun böyle gözükmüyor ki?” gibi bu şekilde çok fazla konuşma duyuyorum. Hatta bazen dönüp “Merhaba ben Seohyun!” diyesim geliyor. (Gülüyor)

Soru: Oyunculuğa ilk adımını <Moon Embracing the Sun> müzikalinde atmıştın.
Seohyun: Bir şarkıcı olarak hazırlanmaya başladığımdan beri müzikalleri sevmişimdir. Belirsiz bir şekilde oyunculuğu da denemek istediğimi de düşünmüştüm. Müzikallerden birçok teklif aldım ama öylece aceleyle yapamadım. Zaman zaman Ock Juhyun unnienin davetiyle müzikaller izledim ama bunu güzelce yapabileceğim konusunda kendime güvenim yoktu. Ama sonradan büyük bir hırsla oynadım.

Soru: Müzikallerin cazibesi hakkında ne düşünüyorsun?
Seohyun: Hayatımda ilk kez bir müzikal gördüğümde “Böyle bir dünya nasıl var olabilir?” diye düşünmüştüm ve şok geçirmiştim (Gülüyor) TV dizilerinden farklı olarak canlıydı. Ne zaman duygular yükselse müzik geliyordu, müthişti. Sadece tek bir nedene bağlayamıyorum ama müzikaller hakkında her şeyi çok seviyorum cidden.

Soru: Günün birinde denemek istediğin bir karakter var mı?
Seohyun: Tabii ki. Çok fazla var. Her zaman oynamak istediğim rol Wicked’dan Glinda. Gerçekten Glinda olmak istiyorum, hatta ses dersleri bile aldım. Sonra Chicago’dan Roxie de gerçekten denemek istediğim rollerden biri.

Soru: Glinda’ya gerçekten çok uyarsın bence de.
Seohyun: Değil mi ama? Hahaha.

Soru: Bir SNSD üyesisin ve müzikal oyuncususun, şimdi ise bir dizide yer alıyorsun. Bu enerji nereden geliyor?
Seohyun: Zaman zaman değişiyor ama sanıyorum ki ailem benim en büyük güç kaynağım. Ve küçüklüğümden beri birlikte olduğum 4 tane çok yakın arkadaşım var. Onlarla birlikteyken SNSD Seohyun değilim, normal insan Seo Juhyun olarak yaşayabiliyorum. Kariyerim yüzünden her an mükemmel bir görüntü sergilemem gerekiyor, ancak arkadaşlarımla olduğumda sıradan bir insan olmaya geri dönüyorum.

Soru: O çıkış yaptığın ilk günleri düşününce senin o erdemli ve dik duruşun cidden hatırlanası.
Seohyun: Doğrusu o zamanlar “Uyumsuz, itaatsiz olamazsın!” diyen kalbim çok büyüktü. “Eğer zamanımı düzgün bir şekilde harcamazsam hayatım mahvolur.” diye düşünürdüm. (Gülüyor) Tabii ki o hallerim hala devam ediyor ama zamanla “Bu kadar kasmama da gerek yok ki” demeyi öğrendim.

Soru: Sonuç olarak kalbinin daha da rahat bir hal aldığını kastediyor olmalısın.
Seohyun: Doğru. Ama gençken yaşadığım hayatımdan da pişman değilim. Denedim ve şu an biliyorum ki cevap bu değil, böylece büyüdüm işte.

Soru: Hayattaki bir sonraki hedefin nedir peki?
Seohyun: Film çekimi denemek istiyorum.

Soru: Geçenlerde EXO Chanyeol ile birlikte rol aldığın Çin filmi <So I Married an Anti-Fan> yayınlandı.
Seohyun: Bir dahaki sefere bir Kore filminde yer almak istiyorum. Artık bir kız çocuğu değilim, bir kadın oldum ve bu yönümü oyunculuk ile göstermek istiyorum. İnsanlar benim imajımı her zaman SNSD’nin maknaesi olarak gördü bu yüzden çok pişmanım. İnsanlara içimdeki farklı yönlerimi de göstermek istiyorum. Eğer oyunculuk ile imajımı değiştirebilirsem büyük bir şok yaratmaz mıyım?

Soru: Başlangıç olarak Grazia’nın Eylül sayısıyla ile göster onlara!
Seohyun: Sevdim bunu! Gelecekte bunu daha sık yapalım! (Gülüyor)

 

tumblr_ocaa11jUQT1v7kh85o1_400.png

 

************

Seohyun’un Zevki

Soru: Olgun mu, şen şakrak mı?
Seohyun: Mmm.. şen şakrak? Olgun yanımı büyük emekler sonucu var edebildim.

Soru: Bacak hatları mı, karın kasları mı?
Seohyun: Bacak hatları! Karın kaslarını sonradan yapabilirsin ama bacak hatları öyle değildir. Senin çizebileceğin hatlar değil. Ölçü olarak bununla doğmuş olman gerekir diye düşünüyorum.

Soru: Siyah mı, beyaz mı?
Seohyun: Tabii ki beyaz. Beyazı çok seviyorum ben. Dolabımdaki kıyafetlerimin %80’i beyazdır.

Soru: Çiçeksi mi, odunsu mu?
Seohyun: Çok sık değişmeye müsait. Gençken tozlaşan kokuları severdim. Daha sonra vanilya gibi tatlı kokuları sevmeye başladım. Şimdi ise eminim ki odunsu kokular beni bulacaktır, değil mi? (Gülüyor)

Soru: Senden büyük erkek mi, genç erkek mi?
Seohyun: Büyük! Asla ama asla genç bir erkekle birlikte olamam. Bana göre değil! Uh ooh~

Kaynak: Grazia
Eng Trans: Sonexstella@tumblr
Çeviri: Gülsüm

Taeyeon BEAUTY+ Eylül Sayısı Röportajı

“Çok Taeyeon’umsu Bir Öğleden Sonra…”

 

14045635_878633638934742_2479631562996870301_n

 

Taeyeon, halen ürkekliğini elinde tutan bir kız. Şimdi ışıklar arasındaki boşlukta öylece miskin miskin gözler önüne serilen Taeyeon’un zamanı.

Sahne Arkası

Eğer Taeyeon’la ilgili makaleyi merak ediyorsanız, dikkat kesilin. Taeyeon’un gizli silahı olarak bilinen cilt bakımını ve makyajını gözler önüne sereceğiz.

Taeyeon’un Güzel Güzellik Sırları

Taeyeon, yeni bitirdiği solo konserlerinden sonra şu an zamanını dinlenerek harcıyor. Kendisine cildinin normal bakımı nasıl devam ettirerek güzelliğini korumasını ve makyajını nasıl yaptığını sorduk.

Soru: Merhaba Taeyeon. Son zamanlarda neler yapıyorsun?
Taeyeon: Solo konserimi bitirdikten sonra, vaktim olduğunda vücudumun kondisyonunu kontrol edip, gücümü yeniden topluyorum. Ayrıca gelecek albümüm için çalışıyorum.

Soru: Günlük makyajın ve bir şarkıcı olarak sahnede olduğun zamanki makyajın arasında fark olduğunu biliyoruz. Normalde nasıl bir makyaj yapmayı seviyorsun?
Taeyeon: Sahnede olduğum zaman ışıltılı makyajlar yapıldığından normalde hafif makyaj yapmaktan keyif alıyorum. Cildimde nemli ve hafif rötuşlar olmasını seviyorum ve kaşlarımın boş kısımlarını dolduruyorum sadece. Dudağıma da çok hafifçe renk veriyorum. Vaktim varsa da, allık ile parlaklık veriyorum.

Soru: Şu günlerde, kontür makyaj çok popüler. Kontür makyajı seviyor musun sen de?
Taeyeon: Nature Republic’in Çok Yönlü Touch Stick’ini* kullanmayı seviyorum. Bu ürünü kapatıcı, vurgulayıcı, allık ya da gölgelendirici olarak farklı şekillerde kullanabiliyorsunuz. Hafifçe ve kolayca uygulanıyor, böylece çok hızlı bir şekilde kontür makyajını tamamlayabiliyorsunuz.

 

 

14051745_878649052266534_2175212848055423368_n

 

 

Soru:Cilt bakımından bahset bizlere. En sevdiğin cilt bakım ürünü nedir?
Taeyeon:Nature Republic’in Ginseng Royal Silk Watery Cream* ürününü seviyorum. Her şeyden önce, dokusu hafif ve ginseng özü gibi cilde iyi gelen birçok ilaç benzeri maddeler içeriyor, bu yüzden cildimin iyi olmadığı zamanlarda bol bol bu ürünü sürüp yatıyorum. Ertesi sabah cildim inanılmayacak derecede parlak ve nemli oluyor.

Soru: Kıskandığın bir cilt tipi var mı?
Taeyeon:Çok uzun zamandır makyaj yaptığımdan, esnekliğe dikkat ederim. En kıskandığım cilt tipi de, iyi bir ten rengine sahip sıkı bir cilttir.
Soru: Sahnedeyken ağır makyajlar oluyor yüzünde. Nasıl bir temizleme ürünü kullanıyorsun?
Taeyeon: Tahriş etmeyen bir krem kullanıyorum. Cildim incelmeye müsait olduğundan nazikçe temizlemek için elimden geleni yapıyorum.

Soru:Normalde saçlarını sarıya boyamayı tercih ediyorsun. Seviyor musun peki sarışın olmayı? Başka bir sefere, hangi renge boyamak istersin saçını?
Taeyeon:Görüntüm saç rengime göre epey bir değişiyor, bu yüzden bunun üzerine çok düşünürüm her zaman. Sarı saçı sevmem için kayda değer bir sebebim yok. SNSD üyelerim ve çevremdeki insanlar, parlak renklerin bana daha iyi uyduğunu söylüyor. Mmm… Eğer saç rengimi değiştirecek olursam, durgun ve koyu kahverengi rengini denemeyi isterim.

Soru:Yoğun programın nedeniyle kişisel bakımına zamanın olmuyordur. Evde ne tür bakımlar yaptığını merak ediyoruz.
Taeyeon: Taşınabilir bir masaj aletim var, yanımda taşıyıp kullanıyorum. Cilt kalitesi önemlidir, fakat güçlü bir cilde sahip olabilmek için vücudunuzun dolaşımının iyi olması gerekir. Güç toplarken, sakin bir kalp ile iç güzelliği üzerine çalışıyorum.

 

Kaynak: Beauty+
Eng Trans: Sonexstella@tumblr
Çeviri: Merve

[160826] Tiffany Bir Kez Daha Özür Diledi

Tiffany bugün bir özür mektubu daha yayınladı.

13731154_1752573918336118_815071969_n

“Merhaba ben Tiffany.

O kadar büyük bir hata yaptıktan ve sizleri yaraladıktan ve yetersiz bir özür yazarak hayal kırklığına uğrattıktan sonra, gerçek bir özür yazmaya cesaret edemedim. Öncelikle geç kaldığım için sizlerden af dilemek istiyorum. Daha önce vermekte başarızlığa uğradığım o özürü vermek için elimden geleni yapacağım, o gün yaptığım önemli hatayla ilgili.

Kore’nin Milli Kurtuluş Günü’nde, sosyal medya hesabımda yanlış bir şekilde Japon bağrağını paylaştım. Kutuluş Günü’nü düşündüğünüzde, yapılmaması gereken bir yanlış yaptım.

Herkesin söylediği gibi, tarihi bilgiden yoksundum ve Japon bayrağı hakkında yeterince duyarlı değildim. Kalbi kırılan herkesten özür diliyorum. Bana inanan ve beni destekleyenlerden daha da derin bir şekilde özür dilerim.

Bu zamana kadar beni eksiksiz bir şekilde destekleyenlerin sayesinde müzik yapabildim. Bu kadar uzun zamandır sevgi görmeme rağmen, en basit Kore tarihini bilmiyordum. Daha da fazla çalışmadığım için kendimden utanıyorum. Kore kültürünü yayarken her zaman gururlu hissettim ve şimdi öğrendim ki daha da sorumlu olmalı ve daha çok çalışmalıyım. Halkın gözü önünde olan bir kişi için asla bu sorumluluğu unutmayacağım.

Bir kez daha, bu kadar anlamlı bir şekilde sizlere sıkıtı yarattığım için özür dilemek istiyorum. Hatamı anladıktan ve acele bir şekilde havaalanında özürümü yazdıktan sonra, ilk özürün yeterli olmadığını şimdi anlıyor ve tekrar özür diliyorum. Gerçek bir özür dileme şansını kaçırdığım için her günümü pişman olarak geçirdim. Şimdi çok geç ama umarım sizlere ulaşır.

Bu bana, benim için en önemli olan şeyin ne olduğunu fark ettirdi. Bundan sonra şarkı söylemek ve dans etmekten daha önemli olan şeylere daha çok çalışacağım. Uzun ve geç kalmış bir yazıyı okuduğunuz için teşekkür ederim.”

 

Kaynak: TheSoneSource
Çeviri: Özlem

[160815] Tiffany’nin “Kore’nin Milli Kurtuluş Günü”ndeki Tartışmalı Paylaşımları

Tiffany-1.png

 

“SMTOWN Live Tour V In Japan” serisi ile kızlar iki gündür Japonya’daydı. Bu arada Tiffany snapchat ve instagram aracılığı çok fazla paylaşım yaptı bildiğiniz gibi. Bu paylaşımları ile şu an Koreli netizenler tarafından eleştiri yağmuruna tutuldu.
Kore’nin Milli Kurtuluş Günü’nde Japonya bayrağı ve kalp olduğu Instagram paylaşımları ve güneşin yansıması detaylı dizayn edilmiş bir “TOKYO/Japan” yazısının olduğu Snapchat paylaşımları yaptı. Fotoğrafları aşağıda bulabilirsiniz.

tiffany-national-liberation-day-sns-posts.jpg
15 Ağustos Kore’nin Japonya İmparatorluğu’nun sömürgesinden kurtuluş günü olarak kutlanır. Böyle bir günde Japonya bayrağı ve güneşin yükseldiği Japonya temalı yapılan paylaşımları yüzünden Tiffany, kendisinden bir cevap bekleyen Koreli netizenler tarafından çok ağır eleştirilere maruz kalıyor.

Hatta bazı netizenler Sister’s Slam Dunk programının forumlarında ve resmi hesaplarında Tiffany’nin programdan ayrılması için program yapımcılarına istekte bulunuyor.

Bu tartışmalar arasında Tiffany ise gecikmeden el yazısıyla bir özür yayınladı.
14031695_317267875284958_1020557713_n.jpg
“Merhaba, ben Tiffany.

Böylesi önemli bir günde yaptığım hata ile birçoğunuzu üzdüğüm için içtenlikle özür diliyorum. Bu tür bir hata ile sizleri hayal kırıklığına uğrattığım için çok utanıyorum ve yaptığım şey yüzünden çok pişmanım.

Gelecekte, benim hareketlerimin ve sözlerimin geniş bir kitle tarafından takip edildiğini her zaman aklımda tutacağımdan emin olacağım. Hareketleri için çok daha dikkatli olan, düşünen biri olmak için çok çalışacağım ve böyle bir şeyin tekrar yaşanmayacağından emin olacağım.

Eksik yönlerimin bir sonucu olarak hepinizi hayal kırıklığına uğrattığım için bir kez daha içten özür dilerim.”

Kaynak: soompi
Çeviri: Gülsüm

9. Yılımız Kutlu Olsun Girls’ Generation!

Tamamen farklı kişilikte ama aynı hayale gönül vermiş, aynı yola baş koymuş birbirinden azimli, çalışkan ve tutkulu 9 kız… Tam 9 sene önce bugün şu sahne ile çıktı karşımıza:

O ilk günkü istek ve şevkleri geçmedi, azalmadı; bilakis daha da arttı seneler birbirini kovaladıkça. O 9 el tuttu birbirini, aralarına bizleri de katıp bugünlere kadar geldiler. Şu an “Girls’ Generation” ismi altında olsun olmasın, bu vesile ile tanıdığımız bu 9 kız için kutluyoruz biz bugünü. Şu an kalan 8’i ile bir olmasa da Jessica da bugün buluşmuştu bizlerle ilk kez. Jessica, artık isminin başında Girls’ Generation yazmasa bile bu 9 senin çoğunda sen de bizlerle birlikteydin, bizlere Girls’ Generation’ı sevdiren etmenlerden biri olan sana da teşekkür ederiz! Ah, bu arada “bir olmak” demişken, Divine’dan şu güzel sözleri hatırlatmak isterim:

“Herkesin ayrı ayrı kendi yolunu çizdiği o anda,
Muhakkak, dileğimizi hatırlayacaksın değil mi?
Hadi yolculuğa çıkalım, ebediyetin kanıtı olma yolunda ilerleyerek.
Biriz biz her zaman. “

Liderimizin bu Girls’ Generation olma yolunda en zorlanan üye olduğunu söylesek hata etmiş olmayız sanıyorum ki. Kendisinin defalarca kaçmayı düşündüğünü hatta bir kez bunu denediğini ancak sonrasında geri döndüğünü hepimiz biliriz. Kendisini rahatlatmak için Han Nehri’ne gidip nehre doğru “Yapabilirim!” diyerek bağırdığını bilmeyenimiz var mı peki?

image
Şüphesiz çoğu SONE’ın en duygulandığı Girls’ Generation anlarından biridir bu. Çıkışlarından çok kısa bir zaman önce yaşanıyor bu olay. Beklenen an gelip çatar, yıllar süren stajyerlik biter ve artık halka tanıtılma vakti gelmiştir grubun. Ve grubun lideri ise şu fotoğraftaki minik kızdır. Şimdilerde tek başına ödülleri silip süpürebilen kocaman bir kadın kendisi, ama o zamanlarda inancı ve cesareti tam oturmamış küçük bir kız çocuğu yalnızca. Ve koca bir grubun yükü onun o küçük omuzlarında. (Omuzları hala pek büyük sayılmaz, evet, haklısınız😀 )

Yalnızca ben mi böyle hissediyorum yoksa sizler de mi böylesiniz? Girls’ Generation sizler için de yalnızca hayranlık duyduğunuz bir kız grubundan fazlası mı? Onlarla gülüp onlarla ağlayarak geçip giden yıllar sonrasında geriye kalan en güzel şey bizlerle aralarındaki ilişki değil mi? Her fırsatta bizlere teşekkür eden, minnettarlığını dile getiren üyeler… Her zaman bizlere “SONE da bir Girls’ Generation üyesi!” diyen üyeler… Ve bugün bizlere hediye ettikleri o güzel şarkıda bizlerden “Okyanusun bu derin karanlığını pembeye dönüştüren”ler olarak bahseden üyeler… Asıl biz size teşekkür ederiz. O aile sıcaklığını bize hep hissettirdiğiniz; o huzur dolu sesinizi, şen kahkahalarınızı bizlerden eksik etmediğiniz için. Ayrıca okyanusun karanlığını pembeye dönüştüren derken aslında soyuttan çok somut bir anlam var ortada. Artık bir şehir efsanesi gibi anlatılan o “Black Ocean” olayından sonra kızlara böyle güzel pembe okyanuslar bırakan SONE, e bizlerin de 9. yılı kutlu olsun o zaman!

cats.jpg
SONE+SNSD=SONSUZLUK, hep böyle ezberledik bu basit denklemi. Her zaman da buna yönelik davranışlar sergiledi SONE da, kızlar da. Hatta bazen kızlarla sahne almadığımız kaldı bir tek😀 Ne mi saçmalıyorum? Lütfen, şunu bir kez daha izleyin bana hak vereceksiniz!

 


Kızları duyabileniniz var mı? Koskoca salonu bir gruba dönüştürdüler adeta, böylesine güzel ve gurur verici başka bir şey var mı bir kız grubu için? :’)

9 sene bir şeylerin değişmesi için yeteri kadar uzun aslında. Küçücük 9 kız çocuğu artık birer yetişkin oldu. Fandom bile o durumda. Taeyeon da daha bugün yayınladıkları mesajda hayranlar arasında “İlkokuldan beri hayranınızım!” diyen yetişkinlerin olduğunu söylüyor. Mesajı izlemek isterseniz:


Geçen 9 seneye dönüp baktığımızda… tek kelime ile ifade etmenizi istesek bu 9 seneyi ne derdiniz? Neler sığdı bu 9 seneye? Ne şarkılar, klipler, ödüller, programlar, reklamlar, fotoğraflar, çekimler… Hepsinden önce, kaç bin insan geçti bu hikayeden? Kaç yüreğe dokundu bu 9 kız? Sayamayacağımız kadar çok belki de. Şimdi o yüreklere dokunan şarkılarından bir tanesini daha dinlemenizi önereceğim bu güzel günde.


“Yıkılmaz, koparılamaz bir bağ bu
Asla parçalanamaz, ruh eşleriyiz biz”

Şu iki cümle bile yeterli olacaktır çoğu SONE’ın gözlerinin dolması için. Yok benim gözlerim dolmadı diyeniniz varsa Sooyoung’un bugün bizlere yazdığı o güzel mesajı bırakıyorum buraya.

“9. yıldönümünüz anısına bir single yayınlayacağız” dediklerinde ve üyelere şarkı sözlerini yazma teklifi geldiğinde bunu yapacak cesaret bulamamıştım kendimde.
Çünkü hiçbir kelimenin ya da hiçbir sözün zamanın nasıl geçip gittiğini ifade edebileceğini düşünmüyordum.
“9 yıllık bir şarkıcılık kariyeri, işte bunun gibi bir şey hissettirmeli, ” tarzı gelişigüzel/çok derin anlamı olmayan duygular kötü hissettirdi ve sadece ben değil, hepimiz için geçerli, hiçbirimiz bu şekilde bunu yazmaya istekli olmadık..
İşte böyle hissederken.. Hayatımda ilk defa bir SNSD (Tiffany) konserine katılma şansı yakaladım (Evet!)
Yıllarca o sahnenin hakkını en güzel şekilde verebilmek için, saatler süren provalarımız esnasında şakasına deriz ki, “Ben de SNSD konserine katılmak istiyorum” ya da “Kızlar, elinizden geleni yapın. Ben orada oturup sizi izleyeceğim”.. Hehe
Tiffany’nin konser alanına ulaştığımda.. Bana pembe bir ışıklı çubuk verdiler ve sallamamı söylediler keke
Bu çubuk da neydi böyle ve neden bu kadar garip hissettiriyordu, ne yöne sallamalıydım, ne kadar hızda sallamalıydım, sallayıp durmaya devam mı etmeliydim..? Yavaş şarkılarda duracak mıydım, açıp kapatmaya devam mı edecektim, bunu ne zaman yapacaktım hehe
Garip hissettim ve merak ettim, o yüzden fanların nasıl yaptığını görmek için öylece durdum ve bekledim.
Seyircilerin arasında fanları izlerken… Ben sahnedeyken, yüzlerindeki o ifadeyle mi izliyorlardı yani beni durmaksızın..?
O ışıldayan gözlerde, o gözleri doldurmak ve doldurup taşırmak için yeterince güzel miydim ki..?
9 yıl boyunca, o gözlerle (bakışlarla) izlenildiğimi bilerek performans sergiledim, nasıl yapabildim..
O gün. Hepinizin yanı başında oturduğum ve o pembe ışıklı çubukları nasıl salladığınızı gördüğüm gün.
Ne tarz düşüncelere sahip oluyorsunuz.. Ne çeşit hislerle dolu oluyorsunuz.. İşte o zaman hepsini anlamaya başladım..
Ah, sahnede duran Tiffany, hiç değişmeden daima onu oradan izleyeceğimi biliyor muydu..?
Sizler bizler için tezahürat ettikten sonra, üzücü günler geçirsek bile, biliyorduk ki gelecekte birlikte geçireceğimiz daha mutlu günlerimiz olacak, aramızdaki bu bağı koparmamız mümkün değil..
Konuşmasak bile, her şeyi anlayabildiğimiz bir ilişki…
Temasta olmasak bile.. Ne yapıyorlardır acaba..? Şu an neye yönelmiş olurlarsa olsunlar, umarım mutludurlar.. Bizlere böyle şeyler düşündürten bir ilişki..
Bu tek taraflı bir sevgi olsa bile, sizlere sadece sesimizi duyurarak, sizleri mutlu eden tarzda bir ilişki.
Ben sizin yerinizde olsam, kız kardeşimin sesi hislerimi yansıtabilse, gerçekten çok mutlu olurdum.
İşte bu yüzden.. Yazmaya başladım. Bu şarkı sözlerinin anlamı, SNSD’nin fanlara karşı minnettarlığını dile getiriyormuş gibi görünse de aslında bir yandan..
Hepiniz, bu 9 yıl boyunca bizleri ne çeşit hislerle, nasıl izlediniz..
İşte bu hisleri ifade etmeye çalıştım yazarken.
Yani biz de biliyoruz ^^ Ne çeşit hisler olduğunu, ne zahmetlere katlandığınızı, ne kadar tezahürat ettiğinizi ve bizi sevdiğinizi,
Hep bildiğimiz şeyler bunlar.. Sizlerin bunu bilmenizi sağlamak.. Muhtemelen bundan daha iyi bir hediye olamazdı.
Bu 9 yıl boyunca, eğer incinmenize sebep olduysak, umarım bu şarkı sizlerin bu yaralarını iyileştiren bir hediye olur. Umarım bugün hepiniz iyileşmiş olursunuz ve dünyanın en mutlu insanları olursunuz^^
Bu Ağustos’un en sıcak yaz gününde (bugün gerçekten çok sıcaktıㅜㅜ),
Sooyoung.^ㅡ^

Grubun söz yazarı diyebiliriz kendisine. Bundandır belki de duygularını böylesine berrak, böyle güzel anlatabilen bir üyemiz. Ancak onun gibi bir üye daha var. Kitapları çok sever, herkes tarafından konuşması fazla şairane olarak tanımlanır, hayatı en düzgün yaşayan idoller listelense şüphesiz ilk 3’te yer alacak bir isim. İsmi mi? E daha ne söyleyelim canım!😀 Maknaemiz, göz bebeğimiz, 9 sene geçse bile büyümeyen Seobaby’mizin bizlere yazdığı o güzel mesajda sıra:

“Aynı hayalleri paylaştığımız, birbirimizin gücü olduğumuz ve aralıksız birlikte geçirdiğimiz bu 9 yıl… SONEların varlığı sayesinde şarkı söyleyebildik, zorluklarla karşılaştığımızda dayanabildik, hatta gözyaşlarımız düşerken bile gülümseyebildik ve böylece…. Biz de var olabildik..^^ 9 yıl önce bugün, SNSD ve SONE’ın ilk kez buluştuğu gündü~ O anı hala unutamıyorum.. heh. Titreyerek ve inanılmaz bir ürkeklikle sahnede durduğumuz o an, bizlere bakan o masum gözler ve kalplerimizin derinliklerinde yer ayırtmamış olsanız da bizlere gönderdiğiniz o sıcak desteğiniz… O an bizim cesaretimizi bulduğumuz andı. Bizleri böyle destekleyen hayranlarımız sayesinde her şeyi yapabildik biz..^^
9 yıl boyunca bizimle birlikte birçok şeyi tecrübe ederken yanı başımızda bizlerin güvenilir güç kaynakları olduğunuz için teşekkür ederiz… Biz daha acemi ve gençken de bize göz kulak oldunuz, bizi beklediniz, yanımızda oldunuz ve bizi kayıtsız şartsız sevdiniz; böylece biz de büyüyebildik. Bunun için çok minnettarım… Ve… Sizi seviyorum♡

9… Bundan 2 sene evvel Girls’ Generation’ı seven kime sorsak en sevdiği sayıdır 9. Fandomımız için oldukça değerli, önemli bir sayıdır. Sonuçta 9 da 9’dur, 8+1 de. Bu durum değişmeyecek hiç, 9 bizler için hep özel kalacak. Bundandır belki bu seneki kutlamaların daha bir anlamlı, daha bir duygulu oluşu. Gönül isterdi ki bu yıl dönümünü de tam kadro kutlayalım ama olsun… Ne demiştik? 8+1=9!

CIuZVsnUsAMAXVn

Tüm bu yıllar boyunca bizlerle birlikte olan üyelerimiz, bizlere yepyeni bir dünyanın kapılarını açtınız siz. Sizler sayesinde kocaman bir ailenin parçası olduk biz, çok güzel dostluklar kurduk bu ailede. Zaman zaman kızdık sizlere, kırıldık. Zaman zaman çok güldük, kahkahalarınızda yer bulduk kendimize. Bazense gözlerinizdeki bir damla göz yaşına bile ortak olduk, birlikte ağladık sizlerle. Ama en önemlisi ne yaptıysak birlikte yaptık. Böyle güzel 9 yıl geçirdik birlikte. Umarız daha nice 9 yıllarımız olur!

Şimdi, Gelecekte, Sonsuza Dek; Girls’ Generation!

 

Yazan&Düzenleyen: Gülsüm@GirlsGenerationTurkey
Eng Trans: kymmie,sonexstella@twitter
Türkçe Çeviri: Saide, Gülsüm@GirlsGenerationTurkey